Haberler

Uzmanı uyardı! Bu hastalık Covid-19 virüsünden daha ölümcül

Ülkemizde bir yıl içerisinde yaklaşık 200 bin kişinin inme geçirdiğine ve inme geçirenlerden yüzde 20’sinin hayatını kaybettiğine değinen Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi İnme Merkezi Sorumlusu ve Türk Beyin Damar Hastalıkları Derneği Üyesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Zülfikar Arlıer, “Covid-19 virüsüyle kıyaslandığı zaman inme daha riskli ve ölümcül bir hastalıktır. İnmenin en sık görülen semptomlarından olan kısmi uyuşma, ani görme kaybı, denge kaybı, güçsüzlük ve çift görmeden biri fark edildiği zaman ilk 6 saat içerisinde inme merkezlerine müracaat edilirse 3 hastadan 1’i hayata döndürülmekte, 1’i ise sakat kalmaktan kurtarılmaktadır.” dedi.

İnme Beyin Rahatsızlığıdır

Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi, ülkemizdeki şehir hastaneleri içerisinde son model teknolojik cihazlarla donatılan ilk inme merkezine sahip olma özelliğini taşımanın yanı sıra hastalara alanında uzman nörologlar tarafından hizmet veriliyor. İnme hastalığı, beyin damarlarındaki tıkanmanın veya beyin kanamasının bir sonucu olarak ortaya çıkan ve ölümle sonuçlanabilecek kadar çok ciddi bir sağlık problemidir. Bu kadar ciddi bir sağlık problemi ilk 6 saat içerisinde inme merkezine müracaat edilirse uzman nörologlarca mucizevi bir şekilde tedavi ediliyor. Beyin damarlarındaki ani tıkanmanın, pıhtının veya damarların çatlamasının bir sonucu olarak beyin fonksiyonlarının durmasıyla görülen felç, göz kararması, baş dönmesi, dengesizlik ve görme kaybı gibi şikayetlerin inmenin belirtileri olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Arlıer, inmenin acil müdahale edilmesi gereken bir beyin rahatsızlığı olduğuna vurgu yaptı.

Ön Belirtiler Dikkate Alınmalı

Ülkemizde 1 yıl içerisinde yaklaşık 200 bin insanın çeşitli sağlık problemlerinden dolayı inme geçirdiğini ve bu hastaların neredeyse 40 bininin hayatını kaybettiğini belirten Prof. Dr. Arlıer, “İnme, şu anda dünya kamuoyunu meşgul eden Covid-19 virüsüyle kıyaslandığı zaman 3 kat daha fazla can alıyor. Çok ciddi ve riskli bir sağlık problemi olan inmenin yüzde 85’i beyin damarlarının tıkanmasının bir sonucu olarak yüzde 15’i ise beyin kanaması kaynaklı görülmektedir. Beyin çapraz fonksiyon gördüğünden dolayı beynin sağ tarafındaki bir damarda görülen tıkanma veya kanama sol bölgede tutulmaya, uyuşmaya, şiddetli baş ağrısına, denge kaybına, kusmaya, bulantıya, çift görmeye ve ani görme kaybına neden olabilir. İnmenin ön belirtisi olarak adlandırdığımız bir durum bulunmaktadır. Bu durum ise ani görme kaybı, bir tarafın uyuşması, denge kaybı, güçsüzlük, çift görme vb. belirtilerle görülen ataklardır. Bu ataklar beyinde geçici bir hasar oluşturur. Bu atakların gözden kaçırılması halinde peşine çok daha büyük bir felç geçirilebilir. Daha çok ileri yaş hastalığı olarak bilinen felç riski erkeklerde kadınlara göre daha fazladır.” ifadelerine yer verdi.

Yarım Milyon Felçli İnsan Var

Ülkemizde ortalama 500 bin felçli hasta bulunduğunu ve bu hastalardan 350 bininin yatağa bağımlı halde hayatlarını devam ettirdiğini ifade eden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Zülfikar Arlıer, “İnme aslında tedavisi mümkün olan ve önlenebilir bir hastalıktır. İnmenin en büyük nedenleri arasında şeker, kalp ve tansiyon hastalığı, alkol tüketimi, şah damarının kireçlenmesi, kolesterolün yüksek olması, hareketsiz yaşam tarzı, aşırı kilo ve obezite ile sigara içilmesi yer almaktadır. Bu nedenle tüm bu etkenlerin azaltılması ya da kontrol altına alınması gerekir. İnmenin önüne ancak böyle geçilebilir. İnme geçirildiği zaman teknoloji sayesinde mucizevi tedaviler yapılabiliyor. Hastalar belirtileri fark ettikten sonra vakit kaybetmeden ilk 6 saat içerisinde inme merkezlerine başvururlarsa pıhtı eritici tedavi veya anjiyo tekniğiyle kasıktan giriş yapılarak beyin damarı açılıp, pıhtı alınarak hasta sağlığına tekrar kavuşturulabiliyor. Geriye kalan ömrünü felçli geçirecek, yatalak halde geçirecek ya da hayatını kaybedecek her 3 hastadan 1’i bu tedavi yöntemiyle sağlığına kavuşuyor. Diğer 1 hasta ise hayatını sakat sürdürmekten kurtuluyor. Hastaneye erken müracaat edilmesi, erken tanı ve tedavi hastayı mucizevi bir şekilde sağlığına tekrar kavuşturmaktadır.” şeklinde konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu