Müsilaj nedir? Marmara’da müsilaj neden oluştu?

Halk arasında deniz salyası olarak bilinen müsilaj son dönemlerde Marmara denizi kaplamasıyla gündemde. Peki nedir bu müsilaj?

Müsilaj; biyolojik ve kimyasal birçok koşulun bir araya gelmesiyle oluşan fitoplakton olarak adlandırılan deniz canlılarının aşırı çoğalması, deniz sıcaklığının yükselmesi, buna bağlı olarak bakteriyel aktivitenin artmasıyla oluşan sümüksü yapışkan bir yapıdır. İstanbul boğazının ve Marmara denizini etkisi altına alan bu sorun son dönemlerde çok tedirgin hale getirmektedir. Ne olursa olsun eşsiz güzelliğiyle ve Türkiye de yıl için de en fazla turist alan yerin İstanbul olduğunu da göz önünde bulundurursak gerçekten endişelenebileceğimiz bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.

Müsilajın Oluşmasındaki Etkenler Nelerdir?

Müsilajın oluşabilmesi için bazı etkenler vardır. Bunların içinde yer alanlar, mevsim sıcaklıkları, akıntı, tuz seviyesi ve kirlilik gibi birçok etken var. Denizlerdeki müsilaj özellikle balıkçıların kâbusu olur. Balıkçı ağlarına yapışan müsilaj avlanmayı zorlaştırır. Bitkilerdeki müsilaj, su ve gıda depolanmasında tohum çimlenmesinde ve zar kalınlaşmasında olanak sağlar. Kaktüsler, diğer skulentler ve keten tohumları özellikle zengin diğer müsilaj kaynaklarıdır. Peki Marmara denizinde müsilaj oluşmasının nedeni nedir? Bunu 3 başlık altında inceleyecek olursak eğer şöyle söylene bilir.

  • Marmara denizinin normalden 2-3 derece fazla olmasıdır.
  • Azot, fosfor gibi organizmaları besleyen maddelere ihtiyaç vardır bunlarda denize gönderilen atıklardan sağlanıyor. Marmara da büyük ölçüde azot ve fosfor yük var.
  • İklim değişikliğine bağlı olarak denizde yaşanan durgunluk.

Marmara Denizinde Müsilaj Neden Oluştu?

İstanbul üniversitesi biyoloji fakültesi bölümünde yapılan çalışmalarda Marmara denizde oluşan müsilaj sorunuyla ilgili bir rapor geçtiğimiz günlerde açıklandı. Prof. Dr. Neslihan Özderici tarafından yapılan açıklamaya göre Marmara denizini öldüren salyanın esas nedeni tek hücreli canlılar. Bu canlıların üremesinde uygun koşulları sağlayan maddeler ise, fosfor ile azot. Yani Marmara denizindeki azot ve fosfor miktarının artması bununda tek hücrelilerin üremesini sağlaması Marmara denizinin şu anki haline gelmesine yol açmıştır.

Araştırma ekibinin başı olan Özderici insanların son 2 yıldır eve kapandığı ve bu süreçteki alışkanlıklara bağlı olarak da deterjan kullanımının arttığını belirtti. Deterjan kullanımının bile tek hücreli canlıları etkilediğinden bahseden profesör, denize karışan evsel atıklar ile yanlış avlanmanın müsilajı doğrudan etkilediğini açıklandı. Fakat bunu son 2 yıla bağlamak yanlış olacaktır bu uzun süredir yapılan kirliliğin bize getirdiği bir sonucu. Yani Marmara denizinin bugünkü haline gelmesinin en büyük sorumlusu biz insanlarız.

Musilajın Olduğu Bölgelerde Denize Girilir Mi?

Müsilajın yoğun olarak bulunduğu bölgelerde denize girilmesi tavsiye edilmiyor. Balıkçılık faaliyetlerinin yapıldığı dönemde balık ağlarına tekne pompalarına müsilajın büyük ölçüde zararı olduğu Prof. Dr. Yeşim Büyükateş tarafından açıklanmıştı. Bu hasarları en aza indirmek için müsilajın bulunduğu dönemlerde balıkçılık faaliyetlerini en az düzeyde gerçekleştirmek ortaya çıkacak masrafları da en aza indirmek için önemlidir. Böylece yakıt zaman ve iş gücünden tasarruf sağlanabileceğini belirtiliyordu bizlere. Balık göçlerini beslenmelerini ve üremelerini olumsuz etkilendiği içinde zaten balıkçılık faaliyeti bir tehlike altına girmiş bulunuyor. Müsilaj oluşumunun ortamda bulunması süresi meteorolojik şartlar ve akıntının hızına da bağlıdır.

Müsilaj temizleme çalışmaları geçen günlerde başladığını bilmekteyiz. Çevre ve şehircilik bakanı Murat Kurum 22 Haziran günü yaptığı açıklamayla müsilajın 430 metreküple toplamda 5 bin 738 metreküp müsilajın temizlediklerini bizlere bildirmiştir. Ne kadar zamanda temizleneceğinin açıklanamadığı müsilaj sorunuyla ilgili Marmara denizinde yoğun çalışmaların sonucu bize gösterecektir

yorum Yap