Covid-19 enfekte olan çocuklarda D vitamini eksikliği gözlendi

85 çocuk üzerinde araştırma gerçekleştirdiklerini ifade eden Doç. Dr. Şen, “Covid-19 virüsünün enfekte olduğu çocuklarda D vitamini seviyesinin ortalama 13 Mg/L olduğu, Covid-19 virüsünün enfekte olmadığı çocuklarda ise D vitamini seviyesinin 34 Mg/L olduğunu tespit ettik. Bu nedenle çocukların vücutlarındaki D vitamini eksikliğinin Covid-19 virüsü enfekte olma nedeni olduğunu söyleyebiliriz.” dedi.

Ateşleri Yüksek, Hastane Yatışları Uzun

Hastanemizde gerek yatarak, gerekse de ayakta takip ettiğimiz çocuklarımızın D vitamini etkisi üzerine bir çalışma yaptık. Covid-19 virüsünün enfekte olduğu çocuklarımızda D vitamini seviyesinin sağlıklı çocuklarımıza göre daha düşük olduğunu gözlemledik. Ayrıca bu çocuklarımızın hastanedeki yatış sürelerinin ve ateşlerinin yüksek olduğunu gördük. Tüm bu nedenlerden ötürü çocuklardaki D vitamini eksikliğinin çocukları Covid-19 virüsüne yatkın hale getirdiğini ve Covid-19 virüsü enfekte olma riskini artırdığını tespit ettik.

İçerisinde bulunduğumuz kış mevsiminde havaların soğuması nedeniyle D vitamini takviyesi Covid-19 virüsüyle mücadelede önemlidir. Özellikle çocuklar ve risk grubundaki kişiler, D vitamini takviyesini ihmal etmemelidir.

D Vitamini Sadece Bir Vitamin Değildir

D vitamininin sadece bir vitamin olarak düşünülmemesi gerektiğini kaydeden Doç. Dr. Şen, “D vitamini tüketilen besinler yoluyla alınabileceği gibi dışarıdan takviye ile de alınabilir. Riskli gruplar içerisinde yer alan bebekler, emziren anneler, hamileler, sağlık personeli ve sürekli kapalı ortamda çalışan insanlarda D vitamini eksikliğine çok fazla rastlanıyor. Bu kişiler, D vitamini takviyesini günlük olarak almalıdırlar. D vitamini balık, balık yağı, yumurta gibi vitamin bakımından zengin besinlerin içeriğinde bulunmaktadır. Vitamin açısından zengin olan bu tür besinler mutlaka tüketilmelidir.” ifadelerine yer verdi.

Bağışıklık Sistemini Kuvvetlendiriyor

Bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesinde D vitamininin önemine dikkat çeken Doç. Dr. Şen, “D vitamininin vücuttaki kalsiyum ve fosfat dengesinin sağlanarak kemiklerin güçlenmesinde de önemli bir rolü vardır. Özellikle enfeksiyon rahatsızlıklarından korunmak için D vitamini takviyesi alınmalıdır. Anne sütünün yetersizliğinden dolayı doğumdan hemen sonra bebeklerde D vitamini takviyesine başlanmalıdır. Bu yaş grubunun riski bir hayli yüksektir. Havaların soğumasıyla birlikte güneşli gün sayısının azalması ve bundan dolayı güneş ışınlarından daha az istifade edilmesi yetişkinlerde de D vitamini takviyesini zorunlu kılıyor. Ayrıca sürekli kapalı ortamlarda çalışanlarda D vitamini takviyesi almayı ihmal etmemelidir.

D vitamininin yanı sıra bağışıklık sisteminin kuvvetli olması için doğal beslenmeye de önem verilmesi gerekir. Besleyici değeri yüksek olan besinlerle beslenilmesi bu zor süreçte daha da önemlidir. Mandalina, portakal, kivi gibi bağışıklık sistemini destekleyen meyvelerin bol tüketilmesi gerekiyor.” diye konuştu.

Günlük 20 Dakika Güneşlenmeli

Cilt D vitamininin yüzde 90’ı sentez kabiliyetine sahip olsa da yeterli miktarda güneş ışını alınması gerektiğinin önemine değinen Doç. Dr. Velat Şen, “Haftada en az üç gün ve 20’şer dakika güneş ışınının alınması gerekiyor. Havaların soğumasının yanı sıra Covid-19 virüsü salgınıyla etkili mücadelede kısıtlamaların uygulanmasından dolayı kapalı mekanlarda daha fazla vakit geçirmeye başlayan insanlar, doğal olarak güneş ışınlarından daha az istifade ediyorlar. Bu durumda cildin D vitamini sentezini neredeyse imkansız hale getirmektedir. Şu dönemde D vitamini takviyesinin alınması sağlıklı bir bağışıklık sistemi için çok önemlidir.

C vitamini de bu dönemde alınması gereken diğer bir önemli vitamindir. Covid-19 virüsü vakalarının hem yoğun bakım ünitelerindeki tedavi süreçlerinde, hem de klinik tedavi süreçlerinde yüksek doz C vitamini takviyesine olumlu yanıt verdiklerini gözlemledik. C ve D vitaminlerinin alınması kesinlikle ihmal edilmemelidir. Kuvvetli bir bağışıklık sistemi için kaliteli ve iyi bir uyku ve doğal beslenme ön plana çıkan iki husustur. Ayrıca bağışıklık sisteminin kuvvetli olması tek başına yeterli değildir. Covid-19 virüsünün viral yüküne daha az maruz kalınması da çok önemlidir. Bu yükün azaltılmasında ise maske, sosyal mesafe ve hijyen en önemli faktörlerdir.” şeklinde konuştu.