Haberler

Pandemi süreci kalp hastalıklarını tetikledi

Pandemi sürecinin özellikle kalp rahatsızlıklarına yakalanma riskini artırdığını söyleyen Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Cengiz Köksal, “İnsanlar, pandemi sürecinde bulduğu her fırsatta hareket etmeyi ihmal etmemelidir. Bu süreçte hareketsiz kalmamaya ve özellikle de kilo kontrolü sağlamaya özen göstermelidir. İnsanların göğüs ağrısı ve nefes darlığı gibi şikayetlerinde ise derhal bir sağlık kuruluşuna müracaat etmeli ve tedaviye başlamada geç kalmamalıdır.” dedi.

Pandemi Süreci İnsanları Hareketsizleştirdi

Pandemi sürecinin bir buçuk yıldan bu tarafa sürdüğünü ve ne zaman biteceğinin de kesin olarak belli olmadığını ifade eden Prof. Dr. Cengiz Köksal, “Pandemi süreci en fazla kalp hastalıkları bakımından büyük risk oluşturmaktadır. Bu süreci kalp hastalıkları açısından büyük risk taşıyan 65 yaş üstü vatandaşlarımız başta olmak üzere bütün halkımız evlerinde izolasyonda kalarak geçirdi. Vatandaşlarımız sadece zorunlu koşullarda sınırlı şartlarla dışarıya çıkabildiğinden fiziksel aktiviteleri ister istemez kısıtlandı. Pandemi sürecinde salgının yayılımını engellemek için spor salonlarının kapatılması ise ayrı bir dezavantaj oluşturdu. Pandemi boyunca hareket kabiliyetleri kısıtlanan ve bunun neticesinde de kilo alan insanların kalp ve kalbe giden damarlarında bir sıkıntı olsa da hareketsizlikten kaynaklı herhangi bir şikayetleri olmadığından hekime zamanında müracaat ederek tedaviye başlayamamaktadır.” ifadelerine yer verdi.

Amerika’da Yüzde 30-40 Oranında Düşme Var

Pandemi sürecinde Amerika’da kalp hastalıklarından dolayı sağlık kuruluşlarına müracaatların yüzde 30-40 oranında düştüğüne vurgu yapan Prof. Dr. Köksal, “Kalp rahatsızlıklarında hareket esnasında görülen göğüs ağrısı ve nefes darlığı gibi şikayetlere hastalığın ilerleyen safhalarında istirahat esansında da rastlanmaktadır. Ancak hareketsizlikten dolayı kalp rahatsızlığına erken safhada tanı konulma şansı kaybedilmektedir. Kalp hastalığı ileri safhalara vardığı zamanda evde kalp krizi geçirme ve akciğerin su toplaması olarak semptom gösteren kalp yetmezliği riski artmaktadır.” diye konuştu.

Maske Takılması ve Evde Kalınması Hareketi Engellememeli

Kalp rahatsızlığının ilk aşamasında genellikle ilaç tedavisi ve yaşam tarzında değişikliklerle rahatsızlığın kontrol altına alındığını ve ilerlemesinin engellendiğini kaydeden Prof. Dr. Köksal, “Kalp rahatsızlığının ilerleyen safhalarında şikayetlerin istirahatte görülmesiyle birlikte tedavi süreci genellikle hastaneye yatarak yapılmaktadır. Bu süreçte ise tedavideki başarı girişimsel yöntemlere ve yapılacak kalp operasyonuna bağlıdır. Kalp rahatsızlığının ilerleyen safhalarında hasta evde kalp krizi geçirmezse ve akciğer ödemi oluşmazsa tedavide başarı şansı yükselmektedir.” şeklinde konuştu.

Maske takmanın ve evde izolasyonda kalmanın hareket etmeye engel teşkil etmemesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Köksal, “İnsanlar pandemi süreci boyunca her fırsatta hareket etmelidir. Bu süreçte hareketsiz kalmamaya ve ideal kilolarını korumaya çok dikkat etmelidirler. Hareket esnasında ya da hareketsizken göğüs ağrısı ya da nefes darlığı gibi şikayetlerinde ise derhal bir sağlık kuruluşuna müracaat etmelidirler. Günlük yaşamında çalışma sürecini sürdüren ve hareketli insanlar, kalple ilgili herhangi bir şikayet yaşadıklarında derhal hekime müracaat ederlerse hastalık ilerlemeden ve hasta kalp krizi geçirmeden ilaç tedavisi ve tavsiyelerle hastalık kontrol alınarak ilerlemesi engellenebilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu