Korkutan uyarı! Yoğun bakımdaki genç hasta sayısı artacak

Prof. Dr. Serhan Sakarya, mutasyona uğrayan Covid-19 virüsünün bulaş hızının 2 katına çıkması ile birlikte yoğun bakımdaki genç hasta sayısının artacağını açıkladı.

Bugün mücadele edilen virüsün 5 ay önceki virüsle farklı özellikler taşıdığına değinen Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Serhan Sakarya, “Mutasyona uğrayan Covid-19 virüsünün bulaş hızı 2 katına çıktı. Bundan 5 ay evvel Covid-19 virüsü enfekte olmuş bin vaka, virüsü 2 bin 500 kişiye bulaştırabiliyorken, mutasyona uğrayan mutant virüsün enfekte olduğu bin vaka 4 binden fazla kişiye virüsü enfekte edebiliyor. Ayrıca çok kısa bir süre içerisinde yoğun bakım ünitelerinde yaşlı hastalardan daha fazla mutant virüsle mücadele eden genç hastaları göreceğiz.” dedi.

Salgının Kontrol Altına Alınmasını Zorlaştıracak

Covid-19 virüsünün mutasyona uğramasıyla birlikte vaka sayısında ciddi artış olabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Sakarya, “Mutasyona uğrayan Covid-19 virüsünün bulaş hızı yaklaşık 2 kat arttı. Covid-19 virüsünde yeni gelişen mutasyonlar bir takım özelliklere sahip oluyor. Bu da Covid-19 virüsü salgınının kontrol altına alınmasını zorlaştıracak.” ifadelerine yer verdi.

Toplum Tehlikenin Ciddiyetinin Farkına Vardı

Bugün mücadele edilen virüsün 5 ay önceki virüse göre çok farklı özellikler taşıdığını ve bulaşıcılığının yaklaşık 2 kat daha fazla olduğunu kaydeden Prof. Dr. Sakarya, “İlk ortaya çıkan Covid-19 virüsü bir skalaya sahipti. Çocuklarda ölümcül vakalara çok az, gençlerde daha az rastlanıyordu ve yaş ilerledikçe virüsün ölümcül olma riski de artıyordu. Mutasyona uğrayan Covid-19 virüsünün sahip olduğu yeni mutasyonlar genç nesilde daha semptomatik seyretmektedir. Bu da kısa bir süre içerisinde genç vakaları da yoğun bakım ünitelerinde daha fazla göreceğimiz anlamına geliyor.

Ülkemizde vaka sayısındaki düşüşü sadece alınan tedbirlere bağlamak son derece yanlış olur. Çünkü toplumda ne kadar ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunun farkına artık vardı. Toplumun yüzde 60’ı bu virüse karşı bağışıklık kazanmadan bu virüsten kurtulma şansımız bulunmuyor. Birçok devlet tarafından 50 milyon adet, 100 milyon adet aşının rezervi yapıldı. Toplumumuzda 60 milyon kişinin aşıya gereksinimi olduğu ve bu aşıların iki doz halinde vurulması gerektiği düşünüldüğü zaman ülkemiz ise 120 milyon doz aşıya gereksinim duyuyor. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan açıklamada ise Covid-19 virüsünün tümüyle ortadan kalkması gibi bir durumun söz konusu olamayacağı, sadece pandemi sürecinden epidemi sürecine girileceği belirtildi. Epidemi süreci aşamasına ise ne zaman gelineceği maalesef bilinmiyor.” diye konuştu.

Devlete Maliyeti Çok Ağır

Covid-19 virüsü enfekte olmuş bir hastanın tedavisinin çok pahalı ve devlete maliyetinin çok ağır olduğunu belirten Prof. Dr. Serhan Sakarya, “Vakanın yoğun bakımda tedavi gördüğü sürecin göz önünde bulundurulması gerekiyor. Tek bir tane Covid-19 virüsü testinin devlete maliyeti yaklaşık 8-10 dolar. Yani bir tane Covid-19 aşısıyla eş değer fiyatta. Bu da Covid-19 virüsü testindense aşı yapılmasının daha mantıklı olduğunu gösteriyor. Yetkililer tarafından bu konuyla ilgili bugün alınabilecek bir kararın uygulamasına Ekim ayında ancak başlanabilir.

Normalleşme sürecine girilmesiyle birlikte vaka sayısında artış yaşanmasından büyük endişe duyuyoruz. Bu salgında en büyük sıkıntıyı sağlık çalışanlarının yaşadığı herkes tarafından biliniyor. Pervasızca ve umarsızca yapılan davranışlarla kimse kimsenin sağlığını riske atamaz. Buna hiç kimsenin hakkı yoktur. Herkesin önceliğinin tedbir olması gerekiyor.” şeklinde konuştu.

yorum Yap