Doğa ve ekosistem

Doğanın ekosisteminde her canlı, uyum sağlıyorken, aklını kullanarak kendi refahı için Akıllı Şehirleşmeyi, sanayii alanlarını, fabrikaları vb. gibi icat ettiği değiştirdiği ekosistemin cevabını aldı. Sağlık ve Ekosistem ile ilgili yazım “Sağlık ve Ekosistem / Sağlıklı Yaşam / Milliyet Blog http://blog.milliyet.com.tr/saglik-ve-ekosistem/Blog/?BlogNo=616895”  linkinde yayındadır. Yeni farklı salgınlar geleceği senaryolarını medya kanallarında izlenmekteyiz.. İnsanoğlunun doğaya ne verdiyse karşılığını aldığını gözlemlemekteyiz..

İktisadın temeli Alış ve Veriş, Arz ve Talep dengesiyken, biz kabımıza sığamayan, saygı gösteremeyen yapımızla, doğanın ekosisteminin cevaplarının sonuçlarıyla uğraşıyoruz.  Dünyanın dengesini bozarak, iklim değişikliği, kuraklığını nasıl düzelteceğimiz vb gibi konularda çalışma yapmaktayız. Doğanın Ekosistemini dinlemeyi unutmuşsak, düzeltmeler le müdahale İe, nasıl İyileştirebiliriz.

İnsan ilişkilerinde üç tür varoluş görülüyor

  • Kendini güçlendiren SENCİ; Değersizleştirerek, yok ederken,

Değerli gördüğünü, ya da kalkındırmak istediğini var eden,

  • Karşıdakini Güçlendiren SİZCİ; Diğeriyle paylaşarak, çoğaltıp arttırarak,

Genelde herşeyi kafaya takıp, enerjisini tüketirken,

  • Hem kendini, hem de karşıdakini güçlendiren BİZCİ; Alış Verişte olma haliyle, Yaşama Sanatıyla Akış Yaratırken,

Sokretes’in “Hiçbir şey bilmediğini bilmen için, çok şey bilmelisin” sözüyle akıştaki halindeki bilgeliğiyle karşılaşıyoruz. Mesleğimiz, Yaşamdaki rollerimiz, statümüz, esnekliğimiz vb gibi…

Dosteyevski’nin Ölüler Evinden Anılar kitabıyla sağlam psikolojinin üç şifresi ele alınırken

Covit 19 sürecinde de değerlendirebilirsek;

  • Uyum sağlama yeteneği, onarım mekanizmasıyla, esneklik becerisi,
  • Üretmek, çalışmak, hareket halinde olurken, uyarıcalara olan ihtiyacımızı karşılamak,
  • Umut, kendinden güç alabilmek, var olabilmek, iç sesini doğru dinlemek, motivasyonunu, enerjini yönetebilmektir.

Bazı insanların yaradılış ve gelişim  farkındalığıyla motivasyonu ve bioenerjisinin yüksekliğinin ise bir armağan olduğunu biliyorum. Kendini keşfederek, yaşadığı evrene saygısı ve sevgisini yitirmeyerek, değer yaratarak alkışla karşılaştığım nice dostlar ve arkadaşlar biriktirdiği mi düşünüyorum. Sizce tesadüf mü!..

Atatürk’ün cumhuriyet kurulduktan sonra verilen resepsiyonda İngiliz ateşesi ile diyaloğunda babasının Çanakkale Savaşında  olduğu hakkında konuştuğu İngilize, cevabı ise “orada ne işi var ,Çanakkale de” tarzında yanıtıyla cevaplamıştır.

100 yılda bir gerçekleşen dedemin ekibiyle emek verdiği İspanyol pandemisi süreci sonrası Sağlıkta Dönüşüm bitişinde, bizim de sağlıkta birinci basamak hizmetlerinde ve tüm aile hekimliği ve hatanelerimizleCovit 19 la mücadele ekiplerle filyasyonlakontrol altına alınmaya çalışılmaktadır. Son Bilim Kurulu Toplantısı sonucunda Sağlık Bakanımız Dr Fahrettin Koca açıklamasında ”Yerinde Karar Dönemi” ne geçileceğini söyledi. İller bazlı 7 günlük vaka verilerinin üzerinden, İl Hıfzıssaha Kurullarında verilecek kararlarla değerlendirileceği belirtilmiştir. Sağlık Çalışanlarımızın ikinci aşılamaları bu hafta gerçekleştirilecek olup, % 3.5 la 2 milyon 800 bin vatandaş ilk doz aşılarını olmuştur. Sağlık Bakanımız DrFahretin Koca Sağlık Çalışanlarının sabırlarının, başarının mimarı olduğunu söylemiştir.

Geleceği öngörmeye çalışırken ElonMusk’ıPaypalı bankacılık sektörüne kazandırması, Mars projesi, uzaya yolladığı roketlerle de  tanıdığımız yaratıcı, deha olarak gözlemliyoruz.

Tesla ve Space in ceosu olarak son dönem yaşanan kazalar sebebiyle araştırma yaptırmıştır. Sonuçta arz ve talep edilen Tesla araç sayısındaki üretim fazlalığından kaynaklanan, sürümü sebebiyle Tesla araçlarının Kalitesi ve Verimliliğinin düştüğü gözlemlenmiştir. ElonMusk tüm Tesla araçlarını toplatıp, şu an için talep edilmemesi  açıklamıştır. Etik ve Ahlaki erdemli duruşunu sergilemektedir.

Güzel ve güçlü insanların varlığı sizleri sevindirir mi?…  Tesadüf olmadığını, aynı pencereden bakan insanlarla karşılaştığınızda düşünmekteyim.

Yaşamda her an öğrenecek ve yenilenecek kadar bakmak ve görmeyi becerebilmek, bilmiyorum diyebilecek, yeniden öğrenebilecek, EGO dan arınmış zihinlerle sağlanacağını düşünmekteyim.

Pekala İnsan olarak, ya  bu kadar güçlü ve donanımlı yaratılmamış isek, ne yapabiliriz. Toplumsal olarak algı yönetimiyle ötekileştirilmeye varan dışlanma haliyle kendimizi nerede bulabiliriz.Sınıfların ayrıştırılmaya çalışıldığı hadbilmezlik sonucunda, şiirlerinyle büyüdüğümüz Yunus Emre nin “Yaradılanı Sevelim Yaradandan Ötürü” sözünden ders almayı becerebilir miyiz.

Bilim ve Sanayii Teknoloji Bakanlığımız öncülüğünde Milli Uzay Programı açıklandı. Türkiye Uzay Ajansının kurulmasıyla yapılacak araştırma, geliştirme faaliyetleriyle iletişim, araştırma, savunma vb faaliyetlerle, 10 yılda 2030 a kadar yapılacak çalışmalar açıklandı.

Uluslararası Uzay İstasyonuna bir kişinin seçilerek eğitilerek gönderileceği belirtildi. Tüm dünyada sekiz ülke uzaya uydu göndererek kendi yönetim sistemlerinde söz sahibiyken Türkiye 2030 yılı sonrası uydu gönderebilecektir. Kendi kurallarıyla daha net yönetime ulaşabilecektir. Tabii ki bunun içinse işini etik ve ahlaki ilkelerle yapan hem kamu, hem de özel sektörde zamandan tasarrufla, digital hizmetlerin  e – Uygulamalarla birleştirildiği bürokrasinin kısaltıldığı yapı hızla geliştirilmektedir. Kuantum Bilgisayarlar ve işinin ehliyle nitelikli etik ilkelerle üretimde; halkın refahı ve adil yararlanacağı daha ilkeli ve şeffaf yönetimlerin geliştirilmesini tasavvur ediyoruz. Her vatandaşımızın ve azınlıklarımızın ayrımcılıktan, ötekileştirmeden uzak, yaşam hakkıyla onurlu duruşuna, saygı duyularak; sağlık, eğitim ve adalet hizmetleriyle sosyal güvence kapsamında istihdamıyla daha refah yaşanabilir Türkiye anlayışıyla milli duruş sergilemeliyiz.

Betül Serpil Aykam

yorum Yap