Haberler

Covid-19 virüsü zatürreden ölümleri artırdı

Zatürrenin diğer bir tabirle akciğerde görülen enfeksiyonun, akciğer dokusunda gözle görülmeyen mikroplardan dolayı görülen iltihaplanma olduğuna değinen Doç. Dr. Nesrin Öcal, “Bu iltihaplanma olayına tıpta ‘pnömoni’ denilmektedir. Covid-19 virüsü salgınından dolayı bu terimi son aylarda çok sık duymaktayız.” dedi.

2017 yılında Pnömoni Yaklaşık 55 Bin Can Aldı

Dünya genelinde ön plana çıkan ölüm nedenleri arasında zatürrenin başı çektiğini ve Covid-19 virüsünden öncede zatürrenin çok can aldığını belirten Doç. Dr. Öcal, “2017 yılı içerisinde pnömoni yani zatürreden dolayı yaklaşık 55 bin kişi öldü. Covid-19 virüsü salgın sürecinde bu sayılar hızlı bir yükselişe geçmiştir. Halen de yükselişini sürdürüyor.” ifadelerine yer verdi.

Covid-19 Virüsü Zatürresinin Bulaş Riski Fazla

Toplumda pnömoni bakterilerinden kaynaklanan ve genellikle insandan insana enfekte olmayan zatürre görüldüğüne işaret eden Doç. Dr. Öcal, “Hastanın vücut direncinin düşmesi ya da tetikleyici olan diğer kronik rahatsızlıklardan dolayı ağız, boğaz ya da sindirim sistemi üzerinden akciğere ulaşan bu bakteriler akciğerde iltihaplanmaya neden olmaktadır. Buradan bağışıklık sistemi kuvvetli olan insanlara, zatürre hastalığı olanlardan hastalığın bulaşmasının söz konusu olamayacağı sonucunu çıkarabiliriz. Ancak normal zatürre de görülen bu durum, Covid-19 virüsü enfeksiyonu gibi bulaş olasılığı çok yüksek olan ve solunum yoluyla toplum içerisinde çok hızlı yayılabilen virüslerin yol açtığı zatürrelerde değişmektedir. Çünkü Covid-19 virüsünde görülen zatürre de hastadan sağlam insanlara solunum yoluyla virüsün bulaş riski üst seviyededir. Yine bu tip viral zatürrelere bakteriyel zatürre eşlik ederse ölümcül sonuçlar ortaya çıkabilmektedir.” diye konuştu.

Tedavi Hekim Kontrolünde Olmalı

Zatürre rahatsızlığına normal bakterilerin neden olması halinde çok sık rastlanan belirtilerin halsizlik, yüksek ateş, balgam, öksürük ve göğüs ağrısı olduğunu kaydeden Doç. Dr. Nesrin Öcal, “Covid-19 virüsünden kaynaklanan viral zatürre rahatsızlığında ise var olan bu tablo asemptomatik durumlardan solunum yetmezliğine kadar genişleyebilmektedir. Zatürre rahatsızlığının kaynağı ne olursa olsun tedavisinin kesinlikle hekim kontrolünde yapılması gerekiyor.” şeklinde konuştu.

En Riskli Grup 65 Yaş ve Üstü Kişiler

Zatürre rahatsızlığında risk altında olan gruplar hakkında da önemli bilgiler veren Doç. Dr. Nesrin Öcal, “65 yaş ve üstü tüm kişiler, kalp, akciğer, karaciğer ve böbrek rahatsızlığı kronik hale gelmiş olanlar, kanser ve diyabet rahatsızlığı olanlar, nörolojik rahatsızlıklardan inme ve felç geçirenler, Alzheimer gibi rahatsızlıklardan kaynaklanan yutma fonksiyonu bozukluğu olanlar ve bağışıklık sistemi baskılanmış olan hastalar zatürre rahatsızlığında en riskli grupta yer almaktadır. Yine kronik rahatsızlığı bulunmasa dahi sigara ve alkol içenler, beslenme tarzı sağlıklı olmayanlar, kontrolsüz ve çok sık zayıflama diyeti yapanlar, dalağı alınmış kişiler, aşırı stres vb. etkenlerden dolayı vücut direncinde ani düşme olanlarda zatürre açısından büyük risk taşımaktadır. Kişinin vücudunun zatürreye karşı dirençli olması beden sağlığı ve ruh sağlığı ile bire bir ilintilidir.” değerlendirmesinde bulundu.

Zatürre Tanısı Nasıl Konur?

Normal bakterilerin neden olduğu zatürreyi işaret eden belirtileri gösteren hastaya ayrıntılı muayene, kan tetkikleri ve akciğer grafisi ile rahatlıkla tanı konulabileceğini ifade eden Doç. Dr. Öcal, “Bu tetkiklerin ardından durum halen şüpheliyse tanı koymak için akciğer tomografisi gerekebilir. Ayrıca zatürreye neden olan mikrobun tespit edilmesi için hastadan balgam kültürü alınabilir.

Covid-19 virüsü ya da benzer virüslerden kaynaklanan viral zatürre rahatsızlıklarında kesin tanı için burun ve boğaz sürüntüsü alınarak PCR testi yapılmalıdır. Yine viral enfeksiyonların neden olduğu zatürrede akciğer tomografisi de kesin tanı için faydalı olabilir.” açıklamasını yaptı.

Covid-19 Zatürresi ve Normal Zatürre Birbirinden Çok Farklıdır

Zatürre tanısı konan hastanın tedavi planlamasının bu rahatsızlığa hangi mikrop neden olursa olsun kesinlikle yapılması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Öcal, “Hastanın ayakta mı, yoksa hastanede yatarak mı tedavi göreceğine bu planlama dahilinde karar verilir. Zatürreye yol açan mikrobun yok edilmesi için en etkili antibiyotik tedavisi ve diğer etken tedaviler uygulanarak hasta yakın takibe alınır. Covid-19 virüsünün neden olduğu zatürre rahatsızlığında ise hastalık etkenine yönelik tedavi programları uygulanmaktadır. Bu hastalara uygulanan tedavide zatürrenin ağırlığı ve solunum yetmezliği dikkate alınır.

Covid-19 virüsünün neden olduğu zatürre ile normal bakterilerin neden olduğu zatürre arasındaki farklar çok belirgindir. Ne var ki birçok hastada iki zatürre birlikte görülmektedir. Bundan dolayı da sağlık durumu ağır seyreden hastalarda her iki zatürre tablosunu da içeren geniş tedaviler uygulanmaktadır.” ifadelerine de yer verdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu