Pandemi sürecinde kalp sağlığını korumanın 10 yöntemi

Pandemi sürecinde kalp sağlığını korumanın yöntemleri ve alınması gereken tedbirler hakkında önemli bilgiler paylaşarak vatandaşlara uyarılar ve tavsiyelerde bulunan Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Sinan Dağdelen, “Covid-19 virüsünün neden olduğu pandemi süreci yaklaşık 1,5 yıldan bu tarafa devam etmektedir. Bu süreçte hareketsiz yaşam tarzı, bilgisayarda geçirilen uzun vakitler kanın vücutta dolaşımını olumsuz etkilemekle birlikte sağlıksız ve aşırı beslenme tarzı da kilo alımına, özellikle de göbek bölgesinin yağlanmasına neden oldu. Tüm bunlar ise normal koşullarda hiç görülmeyen metabolik sendrom gibi kardiyovasküler riskleri artırmaktadır.” dedi.

Kalp ve Damar Rahatsızlıkları Hayatı Tehdit Edebilir

Pandemi sürecindeki olumsuz koşullardan sadece kalp hastalarının değil, herhangi bir kalp rahatsızlığı olmayanlarında olumsuz etkilendiğine değinen Prof. Dr. Dağdelen, “Pandemi sürecinde kalp damar hastalığı olan kişiler ile yüksek risk grubunda yer alan kişiler, muayene, tetkik ve tahlillerini aksattı. Bu da var olan sağlık probleminin daha ciddi boyutlara ulaşmasına neden oldu. Uzun bir aranın ardından klinik takip sürecine yeniden başlayan hastalarda bazı komplikasyonların geliştiğini gözlemlemekteyiz.

Kalp ve damar sisteminde yaşanabilecek sağlık problemleri yaşamı tehdit edebilecek kadar ciddi boyutlara ulaşabilmektedir. Kalp ve damar sisteminde yaşanabilecek sağlık problemleri, kalp zarı iltihabına, kalp kası iltihabına, ciddi boyutta kalp yetersizliğine, akut kalp krizine, kalp ritim bozukluklarına, felce, akciğerlerde damar tıkanıklığına, hipertansiyon ataklarına ve bacak damarlarında pıhtı oluşumuna neden olabilir.” ifadelerine yer verdi.

Tansiyonu Yükselttiğinden Ritim Bozukluğuna Yol Açabiliyor

Covid-19 virüsünün neden olduğu enfeksiyon sürecinde veya iyileşme esnasında daha evvelden görülmeyen tansiyon yükselmeleri, ritim bozuklukları ve çarpıntı gibi sağlık problemlerinin görülebildiğini kaydeden Prof. Dr. Dağdelen, “Covid-19 virüsü enfeksiyonunun gerek tedavi sürecinde, gerekse de tedavi sonrasında görülen sağlık problemleri ve uzun süreçli etkileri gerçekleştirilen araştırmalarla tespit edildikçe alınması gereken tedbirlerin yanı sıra dikkat edilmesi gereken hususlarda artmaktadır. Covid-19 virüsü enfeksiyon sürecinden en fazla solunum ve kalp damar sistemleri etkilenmektedir. Enfeksiyonun seyri normalleştikçe dahi ani nefes darlıkları, aşırı ve hızlı yorulma, göğüste ağrı, aşırı çarpıntı hissedilmesi, göğüs bölgesinde baskı ya da ağırlık hissi oluşması ve tıkanma hissi gibi semptomlar, ciddi boyutlardaki kardiyovasküler komplikasyonlara işaret edebilmektedir. Bu tür semptomların görüldüğü hastalar, kesinlikle bir hekime muayene olarak EKG ve kan tahlillerinde anormallik olup olmadığını öğrenmelidir. Acil bir durumla karşı karşıya kalındığı zaman dünyanın en iyi doktoru ulaşabileceğiniz doktordur.” diye konuştu.

Rutin Kontrollerdeki Düşüş Korkutucu Seviyelerde

Pandemi sürecinden dolayı kalp ve damar hastalarının yaklaşık üçte birinin virüs bulaşır korkusuyla hastaneye gitmeyerek kontrollerini ihmal ettiğini belirten Prof. Dr. Sinan Dağdelen, “ABD’de gerçekleştirilen bir araştırmadan elde edilen veriler, tansiyon hastalarının neredeyse yarısının kontrollerini aksattığını, kolesterol tahlillerinde ise yaklaşık yüzde 37 gibi ciddi bir düşüş olduğunu gösteriyor. Kontrollerin aksamasının yanı sıra diğer olumsuz faktörlerle birlikte pandemi sürecinde hastane dışında ani kalp durması ve akut kalp krizi vakalarında üç kata kadar artış yaşandı. Pandemi süreci boyunca 187 ülkenin verileri analiz edildiğinde ortalama günlük atılan adım sayısının ve yürüme alışkanlığının yüzde 27 düştüğü gözleniyor.” şeklinde konuştu.

Aşı Karşıtlığı Tehlike Arz Ediyor

Pandemi sürecindeki risklerden bir diğerinin de sosyal medya kanalları aracılığıyla yapılan yanlış yönlendirmeler ve bilgilendirmeler olduğunu ifade eden Prof. Dr. Dağdelen, “Bazı insanlar, sosyal medya ortamında yapılan bu yanlış yönlendirmelere inanarak maalesef sağlıklarını tehlikeye atmaktadır. Bunun günümüzdeki en belirgin örneğini aşı karşıtı yürütülen kampanyalar oluşturmaktadır. Ülkemizde 65 yaş ve üstündeki insanların aşı sıraları gelmesine rağmen yüzde 20-25’lik bir kesim aşısını yaptırmadı. Bu da çok ciddi bir sorun olduğunun göstergesidir.” değerlendirmesinde bulundu.

ACE-2’nin Önemi Pandemide Anlaşıldı

Covid-19 virüsü, ACE-2 denilen özel hücre yüzeyindeki reseptörlere tutunduktan sonra hücre içerisine girmektedir. Bu ise vücutta kan basıncını düzenleyen Angiotensin-2’nin damarlardaki ve akciğerlerdeki dönüşümünü azaltmaktadır. Bu etkiden dolayı kalbi doğrudan ilgilendiren birçok sağlık problemi ortaya çıkmaktadır. Bu riskler hakkında önemli değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Dağdelen, “Kalbi koruyan maddelerdeki azalma, damarlardaki aşırı kasılma, kandaki pıhtılaşmanın artması, enflamasyon iyileşme sürecindeki bozulma, dokuları sağlamlaştıran etkinin azalması ve iltihap oluşması gibi bir dizi patolojik süreci beraberinde getirmektedir.” dedi.

Kalp Hastası Olmayanlarda Risk Grubunda

Enfeksiyon ve iyileşme sürecinde kalp ve damar sağlığı açısından ciddi risk teşkil eden tehlikenin başını akut kalp krizi çekmektedir. Damar içerisindeki pıhtılaşma ve akut kalp yetersizliği ataklarında ciddi bir artış olduğunun altını çizen Prof. Dr. Dağdelen, “Bu hastaların daha evvel tanısı konmuş kalp ve damar rahatsızlığı olabilir ya da olmayabilir. Daha evvelden kalp ve damar rahatsızlığı ya da damar pıhtılaşması öyküsü olanlarda veya hipertansiyon ve diyabet hastalığı öyküsü olanlarda bu komplikasyonların gelişme riski daha fazladır. Risk grubunda yer alan kişilerin ise kan tahlili ve tetkiklerle takibinin yakından yapılması gerekmektedir. Risk grubunda bulunanlarda kan sulandırıcı, ilaç ve kalp ritmini koruyucu tedaviler uygulanabilir.” ifadelerine yer verdi.

Pandemi Sürecinde Kalbi Korumanın 10 Yöntemi

Maske, sosyal mesafe ve temizlik kurallarına uymanın kalp ve damar rahatsızlıklarından korunma açısından çok önemli olduğuna değinen Prof. Dr. Dağdelen, pandemi sürecinde kalp ve damar sağlığının korunması için dikkat edilmesi gereken 10 yöntemi ise şöyle sıraladı;

  • Az ve sık beslenilmeli ve sofradan tam doymadan kalkılmalıdır.
  • Açlık hissetmeden hiçbir şey yenmemelidir.
  • Günlük en az 1,5 litre su içilmelidir. Böbrek ve kalp damar hastalarında bu miktar değişebilmektedir.
  • Taze sebze ve meyve tüketilmelidir. Diyabet hastalarında ise bu tüketim sınırlandırılmalıdır.
  • Aşırı yağlı ve tuzlu, nişastalı ve unlu gıdalardan uzak durulmalıdır.
  • Günlük en az 30-40 dakika kadar düz bir zemin üzerinde uygun adım yürünmelidir. Kalp ve damar rahatsızlığı, sistemik organ rahatsızlığı ve ileri yaşta olanlarda hız ve süre değişebilmektedir.
  • Uzmanın önermediği vitamin, mineral ve katkı maddeleri kesinlikle kullanılmamalıdır.
  • İlaçlar düzenli alınmaya dikkat edilmelidir.
  • Sağlık kontrolleri kurallara uyarak zamanında yaptırılmalı ve kesinlikle ihmal edilmemelidir.
  • Beklenmedik ani bir şikayet geliştiğinde hekime müracaat edilmelidir.

yorum Yap