Önemli uyarı! Aşı olanlar maske taksın

Covid-19 virüsü aşısının iki dozunu vurulanların ‘Ben aşı oldum. Maske takmama gerek yok.’ gibi bir algıya kapılmaması gerektiğini ifade eden Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Göğüs ve Uyku Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nejat Altıntaş, “Covid-19 virüsü aşısı olanlar korunsa da virüs enfekte olmuş bir vakayla muhatap oldukları takdirde etkileşime girerek virüsü vücutlarına almaktalar. Böylelikle virüsü başkalarına yayıyorlar. Ülkemizde şu an itibariyle aşı olanların maske takmaması gibi bir durum söz konusu değil. Aşının rehavetine kapılarak maske kesinlikle çıkartılmamalıdır.” dedi.

Kimse Rehavete Kapılmasın

İsrail ve ABD’de de nüfusun önemli bir kısmı aşılandığı için vatandaşlarına isterlerse maske takmamaları gerektiği yönünde açıklamada bulunulduğunu kaydeden Doç. Dr. Altıntaş, “Ülkemizde aşılama süreci henüz sürmektedir. Bu nedenle maskelerin çıkartılması için daha erkendir. Aşı olanlar enfeksiyondan korunsa da bu virüsün enfekte olmadığı anlamına gelmemektedir. Yani aşı olanlar, virüsü halen taşıyor olabilirler. Aşı olunup virüse karşı korunma sağlansa dahi virüs enfekte olmuş biriyle iletişime geçildiğinde virüsü alarak başkalarına yayabilirler.

Ülkemiz koşulları henüz maske çıkartmaya elverişli değildir. Ülkemizdeki aşılama oranı İsrail ve Amerika’daki gibi yüzde 50’lere, yüzde 60’lara ulaşırsa dışarıda ve evde maske takmaya gerek kalmaz. Aşı olup da maske takmayanlar şu an için kendilerini korusalar da başkalarını koruyamazlar. Aşının rehavetine kapılarak maskenin çıkartılması çok yanlış bir davranıştır.” ifadelerine yer verdi.

Tek Maske Korur

Tek maske takmanın koruyucu olacağı kanaatinde olduğunu ifade eden Doç. Dr. Altıntaş, “Cerrahi maskelerden her koşulda virüs enfekte olmaktadır. Maske takmaktaki amaç virüsün kendimize enfekte olmasından ziyade maskeyle başkalarına enfekte olmasını önlemektir. Özellikle Covid-19 virüsü aşısını vurduranlara, aşı sizi korusa dahi ağız ve burun içerisine enfekte olan virüs etrafta bulunanlara bulaşmaktadır uyarısını yapmak istiyorum. Ama maske takıldığı takdirde ağızdan çıkacak olan salya, tükürük virüsün etrafa yayılmasını engelleyecektir.

Virüsün yayılımını engellemek adına aşı olanların maske takması önemlidir. Tek maske takılması yeterli geldiğinden çift maske takmanın bir anlamı yoktur. Bir dönem bende çift maske taktım. Çift maske takıldığı zaman üsttekini düzelteyim derken alttaki elleniyor. Bu da düzensizliğe neden oluyor. Bu da fayda yerine daha fazla zarar veriyor.” diye konuştu.

Aşılanan İnsanlara Virüs Enfekte Oluyor

Covid-19 aşısıyla ilgili insanların kafasını en fazla aşı karşıtlarının karıştırdığını belirten Doç. Dr. Altıntaş, “Aşıya karşı olanların aşıyla alakalı ifade ettiği Hint Okyanusu’nda bir ada var. Bu adanın ismi Seyşeller Adasıdır. Bu adanın yüz bine yakın nüfusu bulunmaktadır. Bu adadaki halkın yüzde 70-80’i aşılanmıştır. Buna rağmen virüs halen yayılmayı sürdürüyor. Hatta halk aşılandıktan sonra virüs daha hızlı yayılmaya başladı.

Aşı karşıtları ise bu adayı örnek göstererek bu adanın halkının aşılandığı halde virüsün yayılmaya devam ettiğini dile getiriyor. Bu noktada unuttukları bir husus var. Bu adanın toplamda 100 bin nüfusu var. Aşı uygulandıktan sonra rehavete kapılarak maske takmadılar ve çok sayıda turist aldılar. Kendi nüfuslarından daha fazla günlük turist aldılar. Turistler adaya geldiklerinde PCR testi yapmadıkları gibi PCR testlerine gereken önemi de vermediler. Bu da turistlerin virüsü adaya taşımalarına neden oldu. Aşı olunsa dahi bu adadakiler gibi dikkat edilmediği zaman yani sosyal mesafeye, maskeye ve yurt dışından gelecek turistlere dikkat edilmediği zaman virüsün yayılma riski artmaktadır. Bu açıdan bu ada bizim içinde çok güzel bir örnektir.” şeklinde konuştu.

Ağustos Ayına Kadar Kurallara Dikkat Edilmeli

Ülkemizde vaka sayısında ciddi bir azalma olduğuna değinen Doç. Dr. Altıntaş, “Vaka sayısı düştükçe sayıyı düşürmek de zorlaşıyor. Herkesin daha fazla tedbir almasına gereksinim var. Bu tedbirler alınırken de vatandaşların daha dikkatli olması gerekmektedir. Biz hastanelerde elimizden gelen özeni göstermekteyiz. Hastanelerdeki vaka oranlarına, yoğun bakım ve poliklinik oranlarına bakıldığı zaman biz vaka sayısını net olarak görmekteyiz. Ülkemizde ve özellikle de Tekirdağ bölgesinde vaka sayısında ciddi bir düşüş var. Televizyonda verilen verilerle sahada tespit edilen rakamlar birbirleriyle örtüşmektedir. Vaka sayısının daha fazla azalması için sosyal mesafe, maske ve hijyen kurallarına en azından ağustos ayına kadar dikkat edilmelidir.” dedi.

yorum Yap