Kalp Krizi Geçiren Kişinin Yapacakları!

Çok yorgunsunuz ve canınız da fena halde sıkkın. Aniden göğsünüzde, kolunuza ve çenenize doğru yayılmaya başlayan korkunç bir ağrı hissediyorsunuz. En yakın hastaneye sadece on dakikalık mesafedesiniz ama hastaneye ulaşmayı başarıp başaramayacağınızdan bile emin değilsiniz.

PEKİ NE YAPACAKSINIZ..?

Pek çok insan kalp krizi geçirdiği sırada tek başına oluyor, etrafta yardım edecek kimse bulunmuyor.

Kalp atışları düzensizleşen ve kendisini bayılacakmış gibi hisseden birinin bilincini yitirmeden önce yalnızca 10 saniye kadar zamanı vardır.

Bu durumda ne yapmanız gerekir?

Paniğe kapılmadan üst üste kuvvetlice öksürmeye başlayın. Arabanızı sağa çekin, motoru durdurun ve dörtlüleri yakın. Arabanın arkasına geçip sırt üstü yere yatın. Eğer solunum yollarınızda bir sıkıntı yoksa ayaklarınızı arabanızın bagajına doğru yukarı kaldırın ve öksürmeye başlayın. Öksürmeden önce her seferinde derin bir nefes alın;

Öksürükleriniz güçlü olsun, derinden gelsin ve uzun sürsün, tıpkı göğsünüzde birikmiş balgamı atmaya çalışır gibi öksürün.

Her iki saniyede bir derin nefes alıp öksürün ve bunu yardım gelene dek yada kalp atışlarınız tekrar normale dönene dek sürekli yapın.

Sakın arabanızın içinde oturmayın. Bu esnada sizi gören insanlar yardım edeceklerdir. Derin nefes almak ciğerleri oksijenle doldurur.

Öksürmek kalbe tazyik yapar ve kan dolaşımını rahatlatır. Kalbe uygulanan bu tazyik, kalbin normal ritmine dönmesini kolaylaştırır.

Bütün bunlar size, bilincinizi kaybetmeden önce hastaneye yetişecek zamanı kazandırır. Ayaklarınız yukarı doğru kaldırılmış olduğundan vücudunuzdaki bütün kan kalbe basınç yapacaktır. Bu posizyonda yatmak kalbin normal çalışmaya düzenine geçmesine yardımcı olur.

SEVDİKLERİNİZİ BİLGİLENDİRMEK İÇİN MUTLAKA BEĞENİN VE LÜTFEN PAYLAŞIN..

Bu konuda lütfen mümkün olduğunca çok kişiyi bilgilendirin ki sevdiklerinizin başına kalp krizi gibi bir durum geldiğinde bilinçli davransınlar..

BU BİLGİ SAYISIZ İNSANIN HAYATINI KURTARABİLİR…!

Asla, ‘Benim Başıma Gelmez!’ diye düşünmeyin. Hayat tarzımızın epeyce değiştiği şu son yıllarda artık her yaşta insan kalp krizi geçiriyor…

7 ADIMDA KALP KRİZİ REHBERİ..!

Kalp krizi zaman zaman sessiz sedasız zaman zaman ise ciddi belirtilerle yaşanan çok önemli ve hayati bir sağlık sorunu. Sessiz kalp krizi, bazen yürürken veya iş yaparken, bazense yemek sonrası mide baskısı, geçici fenalık hissi, bulantı ve soğuk terleme gibi belirtilerle geliyor. Kişi çoğu zaman kriz geçirdiğini bile fark etmiyor.
Sesli ve gürültülü kalp krizlerinde ise ciddi ya da rahatsız edici tarzda göğüste-kollarda uyuşma, ağrı, baskı ve fenalaşma gibi sorunlar yaşanıyor. Ancak ister sesli ister sessiz olsun kalp krizi sinyallerini mutlaka dikkate almak ve hızlı hareket etmek gerekiyor. Acıbadem Kadıköy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Sinan Dağdelen, kalp krizi öncesinde ve sırasında yaşananları 7 ana başlıkta açıklıyor.

Kalp krizi gelmeden önce haber veriyor:

Kalp krizleri, çoğu zaman bardağın taşacağı ana gelmeden önce bazı sinyallerle kendini gösteriyor. Ön belirtiler, çabuk yorulma, tıkanma, yürürken veya yokuş çıkarken daha önce olmayan kesiklik veya göğüste baskı, nefes alamama veya hava açlığı gibi şikayetler. Bu sorunlar çoğu zaman “Hamlaştım”, “Kilo aldım da o yüzden böyle oluyor”, “Yemeği çok kaçırdım ” veya “Son zamanlarda sporu bıraktığım için oldu” gibi güncel nedenlere dayandırıldığından kalp akla gelmiyor. Ancak bu hafif gibi görünen şikayetler erişkin bir insanda hele de risk faktörleri de varsa, bir kalp krizinin erken habercileri olabiliyor.

Damarın içindeki bir pıhtı 3- 5 dakikada krize neden oluyor:

Kalp krizi, kalp koroner damarlarından en az birinin tamamen tıkanması ile ortaya çıkıyor. Bu damarların tıkanması için ille de çok ciddi darlıkların olması gerekmiyor. Kalp damarlarında yüzde 30 ile 50 arasındaki darlık durumunda da, bu bölgelerdeki ani kırılganlıklar ve pıhtılaşmalar kalp krizini başlatabiliyor. Nasıl ki, parmağımız kanadığında birkaç dakika içerisinde pıhtı oluşuyor ve kanamayı durduruyor, aynı şekilde kalp damarının içerisinde de birkaç dakika içerisinde oluşacak bir pıhtı aniden damarı tıkayarak 3-5 dakika içerisinde krize neden oluyor. 5 dakika önce sapasağlam görünen bir insan birkaç dakika içerisinde kalp krizi geçirebiliyor.

İlk dakikalarda ağrı, nefes alamama ve uyuşma başlıyor:

Kalp krizinin ilk dakikalarında genellikle göğüste (sağ ya da sol göğüs ya da her iki kolda olabilir) ağrı, sıkışma, baskı, tıkanma ve nefes alamama hissi, uyuşma ya da göğsün mengene gibi sıkışması gibi şikayetler başlıyor. Bu şikayetler mide üzerinde, çenede, kollarda, parmaklarda, dirsekte, kolda, el bileğinde, sırtta ve hatta bazen dişlerde de olabiliyor. Bazen kalp krizinin ilk belirtileri ani ritim bozukluğu ve şuur bulanıklığı olabiliyor. Zaman zaman tansiyon düşüklüğü veya yüksekliği ile başlayıp kalp yetersizliği bulguları ile de kendini belli edebiliyor.

Genellikle 30 dakika sonrasında şikayetler azalıyor:

Şikayetler genellikle en şiddetli haliyle 30 dakika veya daha fazla sürebiliyor. Daha sonra ise yavaş yavaş azalıyor. Bazılarında ise bu sorunlar birkaç saat devam edebiliyor. Bu şikayetlere bulantı, kusma, aşırı halsizlik ve nefes darlığı da eklenebiliyor.

Müdahale edilmezse 30 dakikadan sonra kalıcı hasar başlıyor:

İlk dakikalardan itibaren kalp hücrelerinde hasar oluşmaya başlıyor. Kriz ne kadar büyükse veya krizin üzerinden ne kadar uzun süre geçmişse kalp hücrelerindeki hasar da o kadar artıyor. İlk 30 dakikadan sonra genellikle kalıcı hasar başlıyor ve 2-3. saatten sonra kriz bölgesinin ortasında kalpte geri dönüşsüz hasar bölgeleri oluşmaya başlıyor. Ayrıca şayet kriz kalbin elektriksel santral bölgesini hedef aldıysa kalbin ne zaman duracağı belli olmuyor. Anında da durabiliyor, bir süre sonrasında da.

6 saatten sonra geri dönüş zorlaşıyor:

6 saatten sonra ise kriz alanının merkezi ve etrafı tamamen hasarlanıyor. Kalp krizinde ilk dakikalardan itibaren ciddi hasar başladığı için erken müdahale büyük önem taşıyor.  Kalp krizinde ilk 6 saat ciddi hasarı engellemek için çok önemli bir sınır. Eğer kriz küçük ise durum daha hasarsız atlatılabiliyor. Ancak büyük bir kriz ise baygınlık, kalp yetersizliği ve akut şok hali oluşturabiliyor veya kalbin tamamen durması da söz konusu olabiliyor.

Damarı hastanın kendi kanıyla açmak kalbi rahatlatıyor:

Akut kriz aşamasında çoğu zaman dilaltı hapları için geç olabiliyor ve ancak morfin gibi ilaçlar bazen ağrıyı geçirebiliyor. Ancak kalp damarını açma işlemi yapılabilirse hasta hızlı bir şekilde rahatlıyor. Yani insanlık tarihinden beri hala en iyi ilaç insanın kendi kanı. O damarı açarak kalbe tekrar kan gitmesini sağlandığında en iyi tedavi yöntemi uygulanmış oluyor.

BUNLARI YAPMAYIN!

Kalp krizi belirtileri yaşayanların hiç vakit kaybetmeden varsa kendi hekimleriyle iletişime geçmeleri ve çok hızlı bir şekilde en yakın sağlık kuruluşuna ulaşmaları gerekiyor. Bu gibi durumlarda şunları yapmayın;
-Evde acil sağlık ekiplerine haber vermeden kendi kendini tedavi etmeyin.
-Beklemeyin.
-Tek başına yardımsız yola çıkmayın.

Kalp krizi esnasında yalnızsanız:

Kişinin kalp krizi geçirdiği esnada tıkalı olan damarını açabilmek için yapacağı bir manevra yok. Bunun yanında;
-Öncelikle ağrı başladığı anda telefonla yakınlarınızı arayarak durumu haber verin.
-Bulunduğunuz yerin kapısını aralık bırakın. Bu, yardıma gelecek olan kişinin işini kolaylaştırmış olur.
-Kuvvetli öksürük geçici olarak kan akımını artırabilir. Yeni başlamış bir pıhtıyı yerinden sökme ihtimali çok düşük olsa da burun deliklerinizi kapatarak kuvvetli biçimde öksürün.
-Evde aspirin varsa, bir bardak su ile alın.
Bunun dışında kesinlikle bir şey yiyip içmeyin.
-Pencereyi açarak odaya oksijen girmesini sağlayın.
Yardım gelmesini, yatarak ya da oturarak bekleyin.
-Kesinlikle ayakta beklemeyin. Çünkü kalp krizi ile hastaneye gelen bir hastanın bir travma sorunu olmaması gerekir. Eğer kişi düşerek başını çarpmışsa, kalp krizi ile ilgili yapılacak tedaviler, başa alınan darbe nedeniyle yapılamayabilir.
-Ağrıyı azaltmak için egzersiz yapmayın.
-Soğuk ya da sıcak suyun altına kesinlikle girmeyin. Özellikle soğuk su böyle durumlarda çok tehlikelidir. Çünkü kalp damarlarını büzer ve tıkalı olmayan damarların da daralmasına neden olabilir.

Bir kişi yanı başınızda kalp krizi geçirdiyse;

-Sağlık deneyiminiz yoksa kalp krizi geçiren birine müdahale etmeyin, başka hastalara veya kendinize ait kalp ilaçlarını vermeyin.
-Hemen ambulans yardımı isteyerek hastayı en yakın tam donanımlı bir hastaneye ulaştırın.
-Bu esnada, kalp krizi geçiren kişiyi uygun bir yere yatırın
-Ayaklarını kalp seviyesinin üzerine kaldırarak, kalbe daha çok kan akışının olmasını sağlamaya çalışın
-Üzerindeki sıkı olan kıyafetleri gevşetmek, kravatı çözmek gibi yardımlarda bulunun
Önemli olan, hastayı tetkik ve tedavilerinin, yerinde ve uygun şekilde yapılabileceği bir hastaneye ulaştırmanızdır

Kalp krizi geçirme riski altında olanlar:

-Şeker hastaları
-Kolesterolü yüksek olan hastalar
-Hipertansiyon hastaları
-Orta yaş ve üzerindeki erkek ve kadınlar
-Menopoz sonrası kadınlar
-Sigara içenler
-Kilolu kişiler
-Ailesinde kalp hastalığı bulunanlar ya da genç yaşta kalpten ölüm öyküsü olanlar

SORU/CEVAP

Please enter your comment!
Please enter your name here