HaberlerKoronavirüs

Her 10 sağlık çalışanından biri koronavirüse yakalanıyor

Koronavirüs salgınıyla mücadele etmek için görev başında olan sağlık personelleri salgında en riskli gruplardan biri olarak değerlendiriliyor. Ülkemizde ise Covid-19 virüsü enfekte olan vaka sayısının 400 bine yaklaştığı ve 40 binden fazla sağlık personeline koronavirüs enfekte olduğu açıklandı. Yarısı doktor olmak üzere 100’den fazla sağlık personeli ise Covid-19 virüsünden dolayı hayatını kaybetti.

Dünyada Etkisini Sürdürüyor

Covid-19 virüsü salgınının ülkemizde ve dünyada halen etkisini sürdürdüğüne değinen Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi Dekanı ve Sağlık Bakanlığı Toplum Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, “Vaka sayısı son aylarda çok ciddi şekilde yükselmeye başladı. Özellikle kronik rahatsızlığı olanların, 65 yaş ve üstünde olan kişilerin ve sağlık personelinin en riskli gruplar arasında olduğunun üzerinde önemle durmak gerekiyor. Kış mevsiminin ve soğuk günlerin gelmesiyle birlikte üst solunum yolu enfeksiyonları rahatsızlıklarında da artış yaşanıyor. Bu da sağlık personelinin üstündeki ,iş yükünü daha da artıracaktır.” dedi.

Ülkemizde İlk Tanı Mart Ayında Kondu

Ülkemizdeki ilk vakanın resmi olarak Mart ayında açıklandığına değinen Prof. Dr. İlhan, “Mart ayından bu tarafa ülkemizde koronavirüs enfekte olan vaka sayısı 400 bin kişiye yaklaştı. Bu vakaların 40 binden fazlasını ise sağlık personeli oluşturuyor. Yarısı doktor olmak üzere 100’den fazla sağlık personeli ise yaşamını kaybetti. Yani ülkemizde koronavirüs enfekte olan her 10 kişiden birinin sağlık personeli olduğunu ifade edebiliriz. Zaten dünya genelinde etkisini halen sürdüren koronavirüs salgını en fazla sağlık personelini etkiledi. Ayrıca sağlık personelinin iş yükü her geçen gün daha da arttı. Buna rağmen hasta bakıcısından hekimine kadar bütün sağlık personeli canla başla üstüne düşen görevi yerine getirmeye çalışmaktadır. İzinlerini kullanamayan ve sevdiklerini uzun süreden beri göremeyen sağlık personeli, motivasyonundan hiçbir şey kaybetmeden görevini yerine getiriyor. Filyasyonda olsun, sahada olsun, hastanede olsun, ambulanslarda olsun, sağlık personelimiz cansiparane görevinin başındadır. Salgından dolayı izolasyonda veya karantinada kalan, izinlerini dahi kullanamayan sağlık personeline vatandaşlarımız elinden gelen desteği vermelidir.” ifadelerine yer verdi.

Önlemlere Uyulmazsa Sağlık Personelinin Yükü Artar

Vatandaşlarımızın sağlık çalışanlarımızın yükünü azaltmak için maske, sosyal mesafe ve hijyen kurallarına uymasının zorunlu olduğunu ifade eden Prof. Dr. İlhan, “Maske, sosyal mesafe ve hijyen kuralları haricinde önümüzdeki süreç içerisinde en dikkat edilmesi gereken en önemli husus kış mevsiminin soğuk günlerinde kapalı alanda geçirilen vaktin mümkün olduğunca azaltılmasıdır. Bu salgının engellemesinde olmazsa olmazdır. Ayrıca kalabalık ortamlardan mümkün mertebe kaçınılmalı, kapalı ortamlar sık sık havalandırılarak hava silkülasyonu sağlanmalıdır. Ailenin içerisinde yaşadığı hanelerde dahi camlar açılarak ortam havalandırılmalıdır. Ev içerisinde aile bireyleri otururken ayrı köşelere oturmalıdır. Vatandaşlar kuralları ihlal ettikçe sağlık personelinin sırtındaki yük artacaktır. Sağlık personelinin Covid-19 testleri pozitif çıktıkça da görev yapan personel sayısı azalacağından iş yükü artacak ve nöbetleşe sistemde dahi sağlık personeli yorgun düşecektir. Covid-19 virüsü enfekte olan sağlık personeli tedavi görerek sağlığına kavuşur kavuşmaz görevine geri dönmektedir.” diye konuştu.

Bulaş Zincirinin Kırılması Gerekiyor

Sağlık personelinin yükünün azaltılmasındaki en önemli faktörün bulaş zincirinin kırılması olduğunu kaydeden Prof. Dr. İlhan, “Koronavirüs salgınında bulaş zincirinin kırılması için enfeksiyonun tedavisinin yanı sıra temaslı tespiti ve takibinin de yapılması gerekiyor. Bulaş zincirinin kırılması için temas zincirinin kırılması olmazsa olmazdır. Temaslıların tespit edilerek izolasyon altına alınmasıyla birlikte salgının önüne geçilecektir. Sağlık personeline düzenli olarak PCR testi yapılmasını ise uygun bulmuyoruz. Sağlık personelinin risk faktörünün en asgariye indirilmesi için Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) tavsiyesi doğrultusunda isteğe bağlı olarak sağlık personeline grip aşısı uygulanmaktadır. Risk grubunun ilk iki sırasında ise kronik rahatsızlığı olanlar ile 65 yaş üstü kişiler gelmektedir. Koronavirüs aşısı bulunduğu zaman aşıda öncelik risk grupları dikkate alınarak belirlenecek. Sağlık personeline rutin aralıklarla PCR testi yapılmasını pratik bulmuyoruz. Zaten riskli olarak değerlendirilen sağlık personeline PCR testi yapılmaktadır.” şeklinde konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu