Et tüketmek sağlığımız için faydalı mı yoksa zararlı mı?

Yapılan araştırmaya göre her yüz kişiden sekseni çelişkili beslenme önerilerinden mustarip. Uzmanlar, televizyonda duydukları her habere göre beslenme şeklimizi tamamen değiştirmememiz konusunda uyarıyor. Araştırmaların hemen hemen hepsi düzgün beslenmek için bol miktarda meyve, sebze ve yağsız protein tüketilmesi gerektiğini savunuyor.

Yıllardır televizyonlarda kırmızı etten uzak durmanın sağlığımız için faydalı olacağı konuşuluyor. Ancak geçtiğimiz hafta önemli bir akademik dergide yayınlanan güvenilir bir araştırma bunun tam aksini kanıtladı. Ne yazık ki, televizyonlarda ve haberlerde bu araştırmanın sonuçları kesinlikle dile getirilmedi. Araştırma, daha az kırmızı veya işlenmiş et tüketmenin, kişinin sağlığı için herhangi fayda sağlayacağına dair istatistiksel bir kanıt bulamadı.

Bu, nabza göre şerbet veren beslenme uzmanlarının sürdürdükleri tek aldatmaca değil. Daha önce yumurta, yağ, kahve ve hatta çikolata önce en kötü düşmanımız sonra da en iyi dostumuz olmuştu. Hala ne dediğini pek hatırlamayan ve iyi dediğine kötü, kötü dediğine iyi diye konuşan birçok beslenme uzmanı insanların kafalarını karıştırmaya devam ediyor.

Peki, ürün stoklarına göre tavsiye veren ve verdikleri tavsiyeler her gün değişen bu beslenme uzmanlarının delüzyonlarından nasıl kaçınabiliriz? Daha da önemlisi, neye güvenebileceğimi nasıl bilebiliriz?

Beslenme Tavsiyeleri Neden Sürekli Değişiyor?

Eğer haberlerdeki sözde uzmanlar beslenme konusunda kafanızın karışmasına neden oluyorsa, bu konuda yalnız değilsiniz.

2018 yılında yapılan bir araştırmaya göre ülkenin %80’i beslenme konusundaki çelişkili tavsiyeler karşısında kafası karışık ve %59’unun kafasında kendi beslenme şekilleri hakkında soru işaretleri var.

Yeni bir araştırma yapıldığında bizim uzmanlarımız ilk konuşan olmak için hemen açıklamalar yapmaya başlıyor. Ancak atladıkları en önemli nokta ise araştırmaların sürekli olarak güncellendiği ve kesin bir sonuca varamadıklarıdır.

Her ne kadar gerçek bilim insanları yiyeceklerin insan bedeni üzerindeki etkilerini sürekli olarak keşfetmeye çalışsa bile, beslenme bilimi ne yazık ki bilim insanları değil, medya cambazları tarafından yönlendiriliyor.

Özellikle bilimsel çalışmalarda kontrol edemeyeceğiniz birçok farklı şey vardır. Katılımcıların belirli bir diyete uygunluğu veya tükettikleri şeyleri ne denli doğru miktarda belirttikleri gibi etkenler sonuçları oldukça etkiliyor. Üstelik buna bir de porsiyon boyutu da dahil olunca işin içinden çıkılmaz olunuyor.

Haberlerdeki Beslenme ile İlgili Çelişkilerden Nasıl Kaçınılır?

Ülkemizdeki beslenme biliminin çalkantılı bir ortam olması bunu ciddiye almamamız gerektiği anlamına gelmiyor.

Araştırmalar uzmanlara potansiyel olarak faydalı veya zararlı şeylerin ipuçlarını veriyor. Ancak yapılan son araştırma, insanların beslenme şekillerini değiştirmeden önce iki hatta üç sefer düşünmeleri gerektiğini kanıtlıyor.

10 yıl boyunca bir besini belirli miktarda tüketmekten kaçınıp, sonraki 10 yıl boyunca “aa, tamam sorun yokmuş” deyip, tüketmeye devam etmek ilk başlarda yanlış bir şey yapmaya başladığımız anlamına gelmez. Bu, daha önce yanlış bildiğimiz bir şey hakkında yeterince kanıt elde edildiğini ve artık doğrusunu bildiğimiz anlamına gelir. Araştırmaların doğası tam olarak da budur. Sürekli değişirler ve insanlar sürekli olarak bir yanıt arar.

Araştırmaların çok ama çok azı herhangi bir besinin tamamen tüketilmesini yasaklar veya önerir. Büyük bir çoğunluğu ise beslenme değişikliği yapılması için önce kanıtlar bulmaya çalışır.

Ancak ne yazık ki bilim yavaş bir hızla ilerler ve bu da günümüzdeki hızlı yaşam için pek de uyuşan bir özellik değildir. İnsanlar bir şeyi hemen bilmek ve hemen uygulamak istiyor.

Televizyonlarda duyulan her türlü haberi iyice değerlendirmeli ve beslenmenizde bir değişiklik yapmadan önce bu haberin kaynağını bulup, araştırmasını incelemelisiniz.

Güvenebileceğimiz Beslenme Tavsiyeleri Nelerdir?

İster en son yapılan araştırmanın konusu gibi kırmızı et olsun, ister başka bir yiyecek olsun, beslenme alışkanlıklarınızla ilgili televizyonlarda veya haberlerde göreceğiniz tavsiyeler karşısında her zaman şüpheci bir tutum sergilemelisiniz.

Eğer kulağa gerçek olamayacak kadar güzel geliyorsa veya herhangi bir somut kanıt sunulmuyorsa, o zaman stokları eritmek için para karşılığında yapılan reklamdan başka bir şey değildir. Tek birinin lafına veya tek bir araştırmaya bakarak, beslenmenizde değişiklikler yapmamalısınız.

Bunun yerine ne yediğinize dikkat etmek için uzun süredir süregelen araştırmalardan faydalanmalısınız.

Bilim insanlarının verdiği tavsiye ise, “Bol miktarda meyve ve sebze tüketin, yağsız protein tüketiminizi arttırın, şeker kullanımınızı ve işlenmiş gıda tüketiminizi sınırlandırın ve farkında olmadan çok fazla yememek için sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinin.”

loading...
İlgili Haberler

Veri politikasındaki amaçlarla mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Tamam