Hamilelik

Doğal doğum nedir, nasıl yapılır? Normal doğum zor mu?

1930’lu yılların başında ortaya çıkan ”Doğal doğum” terimi, o yıllardan çok daha öncesinde de gerçekleştirilmiştir. Geçmiş yıllardan günümüze kadar birçok anne adayı, doğal doğum sayesinde bebeklerini dünyaya getirmişlerdir.

Doğal Doğum Nedir ve Nasıl Yapılır?

Doğal doğum, herhangi bir tıbbi operasyon olmadan ve anestezi çeşitleri kullanılmadan yapılan doğuma verilen addır. 20. yüzyılda neredeyse bütün kadınlar bu yöntem ile anne olmuşlardır. Tam da bu nedenle, doğal doğum tıbbi bir ilerleme olarak kabul edilmemektedir. Bunun yerine geleneksel bir yöntem olarak kabul edilir. Doğum, gayet doğal bir fizyolojik olaydır. Ancak nadir durumlarda doğumun gerçekleşmesi için cerrahi operasyon uygulanabilir.

Doğal Doğum Nasıl Yapılır? Gerçekleşir

Doğal doğumdan bahsetmeden önce, bu doğum türünün faydalarından bahsetmek yerinde olacaktır. Doğal doğumda bebeğe zararı dokunacak hiçbir ilaç kullanılmamaktadır. Doğum anne ve bebeğin vücut uyumları ile en hafif şekilde gerçekleştirilir. Doğal doğum üç farklı evreden oluşmaktadır.

Birinci Evre:

Birinci evrede rahim ağzı, 8-10 dakikalık aralıklarla gelen sancılar sayesinde açılmaya başlayacaktır. Bu evre en uzun süren evredir ve doğum sürecinin yüzde 90’ını kapsamaktadır. Anne adayı bu evrenin gerçekleştiği süreçte ılık duş almak, pozisyon değiştirmek, rahatlatan müzikler dinlemek, doğum eğitiminde verilen nefes taktiklerini uygulamak ve hafif yürüyüşler yapmak suretiyle kendini rahatlatabilir. Bu sürecin ilerleyen zamanlarında rahim ağzı 7 cm kadar açılacak ve bebeğin baş bölümü doğum kanalına girerek tam baskı uygulayacaktır. Bu da su kesesinin açılmasına, halk arasındaki tabiriyle gebe olan kişinin suyunun gelmesine neden olacaktır.

İkinci Evre:

İkinci evrede rahim ağzı tam olarak açılacak ve doğum başlayacaktır. Bu evrede sancılar çok fazla olacak ve en üst seviyeye çıkacaktır. Sancıların gelme aralığı 2-3 dakikaya inecek ve gelen sancılar 1 dakika kadar kesintisiz devam edecektir. İşte bu sancılar ve ağrı hissi nedeniyle anne adayında istemsiz olarak ıkınma hissi de ortaya çıkacaktır. Doğal doğum esnasında, eğer annenin ilk bebeği ise bu evre 1 saat kadar sürmektedir. 2. veya 3. doğum söz konusu ise evre yarım saat kadar sürecektir. Ancak bu sürenin en kısası, en sağlıklı olanıdır. Sürecin uzaması bebeğin sağlığı için önem taşımaktadır. Bu sebeple bebeğin kalp atış hızı sık aralıklarla dinlenir. İkinci evrede gelen ıkınma hissi, anne adayı tarafından değerlendirilmeli ve elinden geldiğince kuvvetli şekilde ıkınmalıdır. Bu durum bebeğin doğum kanalı üzerinde daha hızlı ilerlemesine yardımcı olacaktır. Devam eden sürecin sonunda doktor bebeğin başını gördüğünde, birkaç kuvvetli ıkınma daha gerçekleştirilir ve bebek dünyaya gelir.

Üçüncü Evre:

Bu evrede anne adayının rahatladığı görülür. Doğal doğum yoluyla bebek kucağa alınmış ve sancılar hafiflemiştir. Hatta bazı hastanelerde, annenin bebeğini emzirmesine dahi izin verilmektedir. Anne tüm dikkatini bebeğinin üzerine vermiştir. Ancak anne ve bebeğin tüm bağlantısını oluşturan plasenta, hala annenin karın bölgesinde bulunmaktadır. Plasenta yarım saatlik bir süreçte karından ayrılma belirtileri gösterir. Bu durumda rahimin üst bölgesinden rahime doğru masaj yapılarak plasenta dışarı çıkarılır. Bu esnada da son kez anne adayının ıkınması istenebilir. Plesantanın vücuttan çıkmasının ardından vajina girişi ve vajinal bölgenin tamamı kontrol edilir. Eğer herhangi bir yırtık oluşmamışsa, doğal doğum sağlıklı bir şekilde tamamlanmıştır.

Normal Doğum Zor Mu?

Normal doğumda anne adayları doğum sancısı çekebilirler ancak bu sancı kadınları anneliğe hazırlamak için büyük bir işlev görür ve bebeği ile arasındaki bağı kuvvetlendirir. Bebeği için dayanılmaz doğum sancılarına katlanan anne bebeğini sağlıklı büyütme konusunda öz güven kazanır. Uzmanlar normal doğumdaki sancının kadınlar açısından katlanılması gereken bir acı olduğu konusunda hemfikirdirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu