Sağlık

Depremin olası psikolojik etkileri neler? Bunlarla nasıl başa çıkılır?

Deprem, yaşandığı anda ve sonrasında kişiler üzerinde büyük bir strese neden olur. Böyle bir durumda insanlar duygu, düşünce ve davranış olarak bazı tepkiler verirler. Bu tepkiler sonucu psikolojik temelli bazı sorunlar ortaya çıkar. Depremin sonuçlar, insanların kişilik yapısı, geçmiş deneyimleri ve toplumsal değerlerine göre farklılık gösterebilir. Pekiyi, depremin olası psikolojik etkileri nelerdir ve bunlarla nasıl başa çıkılır?

Beynimizin Depremlere Karşı Verdiği Tepkiler

Beynimiz depremlere karşı iki tür tepki verir. Bunlar; tehlikenin değerlendirmesini yapmak ve olası tehditten korunmaktır. Deprem anında ve deprem sonrasında bazı fizyolojik değişiklikler yaşanır. Bunar sonucu; kalp atımı hızlanır, nefes alışverişi değişir, kaslarda gerilme olur, korku ve şaşkınlığın sonucu olarak o an olanlara inanamaz, vücutta uyuşma olur, titreme ve bulantı görülür. Bunlar her kişide görülmez. Görülme ihtimali kişiden kişiye göre değişebilir.

Deprem sonrasında da kişilerde ve özellikle çocuklarda travma devam eder. Bu kişilerde panik ve anksiyete bozukluğu gibi birtakım sorunlar yaşarlar. Bir süre bu durum kişilerin yaşam kalitesini bozar. Kimileri depremden bir süre sonra eski hayatına ve duygularına geri dönerken kimileri ise yoğun stres yaşarlar ve iç dengelerini kurmakta zorluk yaşarlar. Bu durum belki de aylarca veya yıllarca da sürebilir.

İnsanları çoğu depremden bir süre sonra yaşananları unutur ve bu trajediyi kabullenir kimileri ise yukarıda da bahsettiğimiz gibi kimileri deprem sonrasında da travma yaşamaya devam eder. Bu insanlara psikoterapi önemle tavsiye edilir.

Depremden sonra yaşanan travma sonrası stres bozukluğu depremin ve onunla ilgili durumların sürekli beyinde, rüyalarda canlanmasıdır. Kişi bu süreçte uyku problemleri yaşar. Mutsuzluk, umutsuzluk ve yoğun kaygı görülür. Bunun yanında öfke hali vardır. Bu durumlar kısa süreli yaşanırsa eğer normal olarak nitelenebilir. Fakat uzunca bir müddet devam ederse ve şiddeti de gittikçe artarsa, iş ve aile yaşantısını olumsuz etkiliyorsa konunun üzerinde durulmalıdır.

Depreme Karşı Bilinçlenmek, Bilinçlendirmek

Deprem ve diğer doğal afetler konusunda yetersiz bilgiye sahip olan çocuklar ve yetişkinler bu afetlerden daha fazla etkilenir. Bu konuda en çok yetişkinlere iş düşer. Deprem kuşağı içinde yaşadığımızı unutmayıp çocukları bilinçlendirmek her yetişkinin görevi. Dolayısıyla anne babalar, öğretmenler ve yetkililer çocukları afetler konusunda tecrübe sahibi yapmalı. Çocuklar depreme hazırlanmalı, deprem anının nasıl yönetileceğini bilmelidirler. Çünkü iyi yönetilmeyen deprem anları çocuklar üzerinde ciddi travmalara neden olabilmektedir. Deprem sonucunda çocukların olası sorularına cevap verilmeli korkularını bastırmamak gereklidir. Güvende olduklarını ve önleyici tedbirler aldıkları hatırlatılmalıdır.

Depremlerden Sonra Yaşanan 3 Psikolojik Dönem

1- Şok Dönemi: Bu dönemde kişi şoka girmiştir. Şok, bedenin savunma mekanizmalarından biridir. Kişi sersemleşmiş ve dona kalmıştır. Amaçsızca konuşmalar, davranışlar sergiler. Eğer yaralıysa bile bu dönemde bunun farkına varamaz. Yer ve zaman kavramlarını karıştırır. Bu süreç genelde birkaç gün sürer.

2- Pasifleşme Dönemi: Depremden etkilenen bireyler bu dönemde sakinleşip pasif duruma geçmiştir. Bu dönemde yapılan telkinleri dinler. Yardım almayı kabul eder. Fakat basit işleri bile yapamayacak durumdadır.

3- Toparlanma Dönemi: İnsanlar bu dönemde telaşlı ve heyecanlı bir evrededir. Zihinde hala deprem anı görüntüleri mevcuttur. Uyku düzeninde bazı bozulmalar olmuştur. Depremden başka konulara ilgisizlik vardır. Sürekli deprem konuşulur. Sinirlilik ve öfke hali görülür. Bu durum sağlıklı bir bireyde birkaç gün sürer fakat eğer daha fazla süren bir durumla karşılaşılırsa bir uzmana başvurmak faydalı olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu