Covid-19’u yenen öğretim görevlisi süreci anlattı: Çok korkunçtu!

Covid-19 virüsü enfekte olduktan sonra Diyarbakır’da tedavi görerek sağlığına tekrar kavuşan Dicle Üniversitesi (DÜ) Öğretim Görevlisi 55 yaşındaki Muharrem Tunç, yoğun bakımda geçirdiği çok sıkıntılı süreci ifade ederken, entübe olup hayatını kaybeden hastaların son anlarına tanıklık ettiğini ve her şeyin çok korkunç olduğunu söyledi.

Dicle Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulunda Öğretim Görevlisi olarak görev yapan 55 yaşındaki Muharrem Tunç, hafif ateş şikayetiyle müracaat ettiği hastanede kendisine koronavirüs testi yapıldı. Test sonucunun pozitif çıkmasının ardından Tunç, evinde 5 gün boyunca ilaç tedavisi gördü. Ancak durumu ağırlaşınca hastaneye kaldırılan Tunç, pandemi hastanesi olan Dicle Üniversitesi Kalp Hastanesi yoğun bakım servisinde tedavi altına alındı. Burada 10 gün süreyle tedavi gören Tunç, koronavirüsü yenerek tekrar sağlığına kavuştu. Tunç, taburcu işlemlerinden evvel yaşadığı korkunç anları anlattı.

Kronik Rahatsızlığım Yoktu

Hiçbir kronik rahatsızlığı olmamasına rağmen çok zor bir süreç atlattığını ifade eden Tunç, “Koronavirüsün yakınlarımla beraber yaptığım bir sabah kahvaltısında bulaştığını düşünüyorum. Maske, hijyen ve sosyal mesafe kurallarına uyulması çok önemli. Tedavi sürecimde 18 gün geride kaldı.

Yoğun bakım servisindeyken bütün hayatım gözümün önünden geçti. Ben, bilinçli ve dikkatli davranıyordum. Özellikle dışarı çıktığım zamanlar maske takmaya, hijyen ve sosyal mesafe kurallarına çok dikkat ediyordum. Toplu alanlarda bulunduğum zamanlarda çift maske taktığım halde bulaştı. Virüsün bir akrabamdan bulaştığını düşünüyorum. Buradan taburcu olduğum zaman çok daha bilinçli ve dikkatli davranacağım.” dedi.

İnsan Ne Yapacağını Bilemez Hale Geliyor

Gözü, kulağı, eli, ayağı olmasa da insanın yaşamını sürdürebildiğini, ancak ciğerleri olmadığı ve nefes alamadığı zaman dünyanın daraldığını söyleyen Tunç, “İnsan, öyle bir hale geliyor ki ne yapacağını bilemez hale geliyor. İnsan nefes alamayınca hayatın da bir anlamı olmuyor. Yoğun bakım servisindeyken Allah’a sığındım. Çünkü Rabbime sığınmaktan başka bir çarem yoktu.

Orada manevi olarak nefes aldım. Süreç çok zordu. İnsanlar, oralara düşmeden virüsten korunmak için ellerinden geleni yapmalılar. Yanımda ve yakınımda hayatını kaybedenler oldu. Sağımda ve solumda entübe olduktan sonra hayatını kaybeden hastaların son anlarına tanıklık ettim. Her şey çok korkunçtu. Allah, bir daha bana da başkasına da böyle bir şey yaşatmasın.

Bu virüsten korunmak için üç kural olan maske, hijyen ve sosyal mesafeyi hafife almamalıyız. Diğer insanları da kendimiz gibi düşünerek hareket etmeli ve bu üç kurala uymalıyız. Bencil davranışlarda bulunmamalıyız. Bu üç kuralı, anlayanlar hayatlarına çok rahat bir şekilde uygular.” şeklinde konuştu.

yorum Yap