Dişeti hastalıkları ve ağız sağlığı hakkında tüm merak edilenler

Dişeti hastalıkları günümüz dünyasının dişhekimliğindeki gelişmelerine rağmen halen dünyada en sık görülen hastalıkları arasında sayılmaktadır. Ağırlıklı olarak sebebi yetersiz ağız bakımı gösterilmektedir. Bilimsel araştırmalar genetik tipteki dişeti ve buna bağlı diş etrafındaki destek dokuda ki (periodontal dokular) hastalıkları saptamış olsa da bu hastalıkların tedavisinde ağız bakımı girişimleri her zaman önemini korumaktadır.

Toplum içinde ‘Piyore’ veya ‘Dişeti Çekilmesi’ diye adlandırılsa da ve ebeveynlerden kalıtımsal olarak geçtiği yaygın olarak kabul görse de dişhekimliği açısından tüm bunlar daha kapsamlı ele alınmaktadır. Dişlerin etrafındaki dişeti ve dişe destek olan kemik dokusunda yıkıma sebep olan hastalıklar iki ana başlık olarak ‘Gingivitis=dişeti iltihabı’ ve ‘Periodontitis= destek kemik dokusunun ve diş etrafındaki liflerin iltihabı’ ele alınır ve temel sebep ise ağız bakımının yeterince yapılmaması yani düzensiz diş fırçalanmaması ve dişipi kullanılmamasına bağlı olarak dişin üzerinde bir bakteri içeren yemek artığı tabakasının oluşmasıdır. Bu plak tabakasının üzerine tükrükten çökelen iyonlarla bu tabaka kalsifiye olur ve ‘Diştaşı’ haline dönüşür. Bu bakteri aktivitesi destek kemik dokusu kaybı ile dişin sallanmasına yol açtığı gibi diş çürüğünün ilerlemesine de yardımcı olur.

Günde Kaç Kez Diş Fırçalamalı ve Ağız Bakımı Nasıl Olmalıdır?

Sabah kahvaltıdan sonra gece yatmadan önce iki kez olmak üzere dairesel hareketlerle iki dakika diş fırçalamak ve gece diş fırçalaması öncesi diş ipi kullanmak iyi bir ağız bakımı için yeterlidir. Fırçalamadan önce fırçanın ıslatılmaması daha iyi bir etki yaratacaktır.

Fırçalama Sırasında Dişeti Kanaması Ne Anlama Gelir?

Dişler fırçalanırken meydana gelen kanama dişetlerinde ki iltihabın erken belirtisidir ve ciddiye alınmalıdır.

Düzenli Diştaşı Temizliği Zararlı Mıdır?

Dişhekiminizin belirlediği aralıklarla diştaşı temizliği yaptırmak aksine hem dişetlerinizi koruyacak hem de düzenli bir kontrol mekanizması oluşturacağı için ağız içinde ki diğer sorunlarınızın daha erken teşhis edilmesini sağlayacaktır.

Dişeti Çekilmesi Nedir?

Dişeti çekilmeleri sıklıkla periodontal hastalıklarla karıştırılmaktadır. Yaşla beraber oluşan’Fizyolojik çekilme’ ile başka sebeplere bağlı ‘ Patolojik çekilme’ arasında fark vardır. Eğer bir çekilmeden şüpheleniyorsanız dişhekiminize başvurmalısınız.

Ağız Kokusunun Sebepleri Nelerdir?

Ağız bakımın yeterli yapılmaması sonucu oluşan yemek artıkları veya buna bağlı gelişen dişeti hastalıklarının belirtisi olan dişeti kanamalarının ağız içindeki artıkları ya da yine ağız içindeki çürük ve buna bağlı oluşan enfekte dişler ağız kokusunun en büyük sebepleridir. Sabahları oluşan ve tükrük akışının yavaşlamasına bağlı ağız kokusu ise bunlardan ayrı tutulmalıdır. Dişhekiminin tedavisi sonucu ağıziçi etkenler ortadan kaldırıldıktan sonra devam ediyorsa daha ileri incelemeler için bir K.B.B. ve Dahiliye Uzmanı doktora yönlenmeniz gerekecektir.

Diş Hassasiyeti Nedir?

Çeşitli sebeplerle (Diş sıkma, sık ve sert fırçalama, dişlerde çapraşıklık, lokal veya genel dişeti çekilmesi vb.) dişin koruyucu mine tabakasının yokolması ve altındaki (mikro kanalcıklar içeren) dentin denen tabakanın açığa çıkması sonucu oluşur. Dentin içinde ki bu kanalcıklar her türlü uyaranı (soğuk, ekşi, asitli gıdalar gibi) dişin sinirine ileterek ani ve keskin ağrılara sebep olur. Bu durumda dişhekiminize başvurmanız ve onun yönlendirmesine uygun tedavileri yaptırmanız gerekir. Diş hassasiyetini önlemeye yardımcı ‘Sensitive’ ürünler kullanmanız yararlı olacaktır. Ağız bakımını aksatmanız bakterilerin oluşturduğu plağı artıracak ve bu bakterilerin toksinleri hassasiyeti artıracaktır bu nedenle ağız bakımınızı iyi yapmanız önemlidir.

Diş Çürükleri Nedir Ve Nasıl Oluşur?

Dişler birkaç tabakadan oluşmaktadır. En dış tabaka vücudun en sert dokusu olan’mine’ tabakasıdır. Altında daha yumuşak olan ‘dentin’ adı verilen doku yer alır. En içte ise ‘dişin siniri’ vardır. Dişin üzerine yerleşen yemek artıkları üzerine yerleşen bakteriler minenin yapısı olan hidroksiapatit kristallerinin yapısını bozarak yapıyı yumuşatır ve diş çürüğü oluşmaya başlar. İkinci tabaka olan dentine ulaşan çürük daha hızlı ilerlemeye başlar. Dişin sinirine doğru ilerleyen çürük içindeki bakteri aktivitesi ile dişde soğuk sıcak hassasiyeti başlar. Bu arada da mine tabakası altında daha da yumuşak bir çürük oluştuğu için diş kırılır ve hasta çürüğün farkına varır.

Dolgu Nedir?

Dişhekiminin en sık yaptığı tedavilerden biri dolgudur. Dişin çürük olan kısmı çeşitli frezler yardımı ile kaldırılır ve yerine çeşitli dolgu materyalleri ile restorasyon yapılarak eksilen diş dokusu onarılır.

Kanal Tedavisi Nedir Nasıl Yapılır?

Eğer çürük gelişen bir dişe zamanında müdahale edilmezse çürük, dişin sinirine kadar ilerleyerek siniri enfekte eder ve ağrı başlar bu durumda dişin sinirinin alınması arkasından da köklerin içinde yer alan kanalların genişletilerek doldurulması gerekir ki bu işlemin tamamına ‘kanal tedavisi ‘ adı verilir. %90 oranında ağrısız bir işlemdir. Ancak hastanın çok ağrılı, şiş ve akut olarak geldiği durumlarda dişe dokunmak dahi şiddetli ağrıya neden olduğu gibi önce lokal anesteziklerde çok etkili olamayabilir ve hastaya antibiyotik verilerek rahatlaması sağlanır. İltihabın ilerlediği durumlarda kanal tedavisi sırasında hasta kısmen ağrı duyabileceği için diş uyuşturabilinir ve tedavi süresi de uzayabilir.

Çünkü iltihabı kontrol altına alınmamış dişin kanalını doldurmak daha kötü ağrı ve şiş e neden olabilir. Diş iltihapları da aynen dişeti iltihapları gibi hem kalp, böbrek, göz gibi organları etkileyebilir hem de hem de ağız kokusuna yol açabilirler.

Hangi Durumlarda Diş Çekilir?

Günümüz dişhekimliğinde diş çekimi giderek azalan ve daha az uygulanan bir tedavi olmaktadır. Gelişen teknoloji hem daha yeni materyaller hem de yeni teknikler geliştirmektedir. Diş çekimi sonrasında uyulması gereken kurallar dişhekimi tarafından anlatılacaktır. Bu kurallara uymak, olası çekim sonrası komplikasyonların riskini en aza indirecektir.

Protez Nedir? Çeşitleri Nelerdir?

Çekim ya da başka bir nedenle kaybedilen dişin yerine fonksiyon, fonasyon ve estetik görevlerini yerine getirmesi için çeşitli malzemelerden yapılan yapılardır. Hastalar tarafından çıkarabilen (hareketli) ya da sabit protezler olarak iki genel grupta toplanırlar.

Son yıllarda gelişen materyaller ile artık son derece doğal, rahat ve estetik sonuçlar alınmaktadır. Köprü protezler (ya da tek diş için kaplama protezler) dişlerin ufaltılarak üzerlerine diş kaybını ya da dişdeki doku kaybını telafi etmek için (farklı) materyaller (metal üzeri seramik ya da tamamen seramik vb.) ile kaplanarak bu kayıpların telafi edilmesidir. Sabittirler. Bazı durumlarda hem dişler kaplanır hem de aradaki boşluklar da hareketli protezler ile telafi edilebilir.

Tam dişsiz ağızlarda ise total protezler ile bu durum telafi edilmeye çalışılır. Hasta bu protezleri kendisi çıkarıp takabilir. Hastaya yapılacak protezin tipi için dişhekimi son de-rece ayrıntılı bir dizi teknik detayı ve hastanın beklentisini, hastanın psikolojik ve sosyo ekonomik durumunu göz önüne alarak bir tedavi planlaması yapacak ve protezin tipini belirleyecektir. Yani her hastanın ağzı, beklentileri özellikleri ayrı olacağı için bu konuda etrafın belirleyiciliği özellikle göz ardı edilmelidir.

İmplant Nedir? Nasıl Ve Ne Zaman Uygulanır?

Özellikle total dişsizlik durumunda yapılan (damak tabir edilen) tam protezlerin hastalar tarafından rahatsız bulunması ve bazı tek taraflı serbest sonlanan ağızlarda protez yapma zorluğu ile gelişmeye başlayan implantlar kısaca yapay kök olarak tarif edilebilirler.

İmplant, basit fakat basit olduğu kadar da ince ve iyi planlama ve cerrahi teknik gerektiren bir operasyondur. İlk etapta yapılan operasyonla çene kemiği içine titanyumdan yapılan ‘implant’ yerleştirilir ve belirli bir süre beklenilerek implantın kemik ile kaynaması’osseointegrasyon’ beklenir ve bu süre sonunda da üstüne gerekli protez yapılarak fonksiyona sokulur. Operasyon safhası genelde ağırısızdır implant sayısı arttıkça operasyon sonrası daha zor geçebilir. Çene kemiği hacmi, yoğunluğu ve çeşitli anatomik oluşumlar (sinüsler, alt çenede çene kemiği içinden geçen sinirler) implantın kime nasıl uygulanacağı konusunda ve implantın başarısında önemli rol oynar.Ayrıca çeşitli genel sistemik hastalıklar (diabet, osteoporöz vb.), hastaların ağız bakımları, kötü alışkanlıkları (sigara, diş sıkma vb.) implantın uzun süreli başarısını belirler.

Ortodonti Ne Kadar Önemlidir?

Her ne kadar ortodontik çapraşıklıklar yetişkin hastalar ve çocuk hastaların ebeveynleri tarafından estetik kaygılarla ele alınsa da günümüz dişhekimliği için daha farklı değerlendirilmektedir. Herşeyden önce çapraşıklık uzun dönemde ağız bakımını zorlaştırarak diş çürükleri ve dişeti hastalıkları için hazırlayıcı bir ortam yaratmaktadırlar. Ayrıca düzeltilmemiş çeneler ve dişler arasında düzensiz ilişkiler ileri dönemde gerekebilecek özellikle sabit kuron ve köprü protezleri için önemli ölçüde dezavantaj oluşturacaktır.

Günümüz ortodontisi çocuklarda olduğu kadar erişkinlerde de hem daha kolay hem daha kalıcı hem de daha estetik tedaviler yapmaktadır. Ortodontik tedavilerde hastaların kafasında oluşan sağlam dişlerin çekimi korkusu ise zaten var olan dişlerin çenede yer bulamadığı için çekildiği için önemli değildir. Ortodontik tedavilerin başta pahalı gelen bedel, tedavi zamanının uzunluğu ve ilerde önleyebileceği zararlar göz önüne alındığında kabul edilebilir bir tedavi yöntemi olmaktadır.

Süt Dişlerinin Önemi Nedir Ve Çekilmeli Midir?

Süt dişleri doğumu takiben süren ve buluğ çağına kadar uzanan süreçte görev gören dişlerdir. Yapıları kalıcı dişlere göre biraz daha farklıdır. Toplumumuzda yer edinen yanlış inanca göre ‘süt dişleri zaten değişecek o yüzden çürümesi ve çekilmesi önemli değildir’ inancı aslında tamamen yanlıtır. Çünkü vücudumuzda olan herşeyin bir görevi ve sistematiği olduğu gibi süt dişlerininde vardır. Eğer süt dişleri zamanından erken çürür ve çekilirse yan dişler kayacak ve alttan gelen kalıcı dişlere yer olmayacağı İçin kalıcı dişler çapraşıklık oluşturarak ortodontik tedaviye neden olacaktır. Eğer çekilmeyip kronik bir iltihap oluştururlarsa da hem alttan gelen kalıcı dişin kalsifikasyonu etk hem de çocuğun genel sağlığı etkilenecektir. Ayrıca süt dişlerinin alttan gelen kalıcı dişlere rehberliği söz konusudur. O yüzden çocuğa ağız bakımı alışkanlığının kazandırılması ve süt dişlerinin sağlığı çok önem kazanmaktadır.

Koruyucu Diş Hekimliği Nedir? Önemli midir?

Tüm dünyada yapılan araştırmalar göstermiştir ki, koruyucu dişhekimliği uygulamaları tedavi edici dişhekimliği uygulamalarına göre çok daha ucuz, çok daha basit ve çok daha ağrısız uygulamalardır. Örneğin iki yaşından itibaren diş fırçalama alışkanlığı edinen beslenme alışkanlıkları düzenlenmiş, belli yaştan itibaren düzenli dişhekimi ziyaretleri olan ve süt dişlerine fluor kalıcı dişlerine ise fissür koruyucular uygulanan bir çocuğa ne kadar harcama yapılacağı ve ileride de ne kadar diş sorunu olup, bu konuda ne kadar tedavi olup para harcayacağı hesaplanırsa ve bu ülke boyutuna ölçeklenirse konunun önemi daha da kolay anlaşılmaktadır.

Ağız Sağlığı ve Genel Sağlık İlişkisi

Son yıllarda ağız sağlığı ile genel vücut sağlığı arasında önemli bağlantılar saptanmıştır. Her şeyden önce sindirimin ağızda başladığı unutulmamalıdır, öğütme görevini yapamayan bir ağız sonrası mideye düşen ağır yük hazımsızlık sorunlarına yol açacaktır.

Enfekte olmuş dişler ve dişeti iltihabı gibi sorunlar vücut için birer enfeksiyon kaynağı olacaktır. Özellikle kalp, gözler, böbrekler, karaciğer ve eklemler bu sorundan öncelikle etkilenecek olan yerlerdir. Koroner kalp hastalıklarının sebepleri arasında dişeti iltihapları gösterilmektedir. Bunun yanısıra hamilelikte erken doğum ve düşük doğum ağırlıkları ile dişeti sorunları arasında önemli bağlantı kanıtlanmıştır. Özellikle diyabetik hastaların ağız bakımına önem gösterip düzenli kontrolleri aksatmamaları gerekmektedir.

Kaynak: Dr. Seyhan Gücüm

yorum Yap