Osteoporoz nedir?

Türkiye’de de toplum giderek yaşanmakta ve dolayısıyla osteoporoz önemli bir sağlık sorunu olarak öne çıkmaktadır. Türkiye’de 2010 yılında yapılmış FRAKTÜRK araştırmasında, 50 yaş ve üzerindeki bireylerin %50’ sinde osteopeni ve % 25’ inde osteoporoz saptanmıştır.

Herhangi bir kafa karşılıklılığına sebebiyet vermemek, için daha detaylı bilgi edinmek ve bu rahatsızlıktan korunmak için neler yapılmalı?Uzmanına sordukDünya Değişim Akademisi Uzmanları bizi bu konuda bilgilendirecek bakalım neler söylüyorlar.

Osteoporoz, düşük kemik kütlesi ve kemik dokusunun mikro mimarisinin bozulması sonucunda kemik kirilabilirliğinde ve kırık eğiliminde artışla sonuçlanan ilerleyici bir metabolik kemik hastalığıdır.

Osteoporozda en korkulan komplikasyon frajilite kırıklardır. Frajilite kırığı; minimal travma ya da hiç travma olmadan gelişen kırık olarak tanımlanır. Kırıklar, yaşlılarda daha sıktır ve daha ciddi sağlık sorunları yaratır. Dünyada her üç saniyede bir osteoporotik kırığın ortaya çıktığı, Avrupa’da ve ABD ‘ de postmenopozal kadınların % 40’ ında ve osteoporotikerkeklerin %30’ unda geri kalan yaşamlarında bir veya daha fazla frajilite kırığı olacağı tahmin edilmektedir.

Osteoporoz ile ilişkili en sık görülen kırıklar; kalça, Omurga ve el bileğinde meydana gelir. Ciddi kalça kırıklıkları sonucunda daha önce kendi başına yürüyebilenler, kırıktan bir yıl sonra yürüyemeyebilirler. Kalça kırığı onlarda ölüm oranı, kırık sonrası iki yıl içinde %12 – 20’ dir. Erkeklerde ölüm oranı iki kat fazladır. Hayatta kalanların %50’ si bağımsız yaşama dönmezler ve birçoğu uzun süreli bakıma muhtaç olurlar.

Her kırık, diğer bölgelerde de olabilecek yeni kırıkların habercisidir. Çoklu kırıklar yaşam kalitesini bozar ve ölüm oranını artırır. Kadınlar, menopoz kemik kaybını arttırdığından, osteoporoz için daha risklidir.

Osteoporoz toplumda genel olarak bir kadın hastalığı olarak bilinmektedir. Oysa osteoporoz tanısı alan erkeklerin sayıları da gün geçtikçe artmaktadır. Çoğunlukla hasta genç bir erkekse osteoporoz olabileceği akla gelmemektedir. Böylece tanı konamayan hastaların sayısı artarken, erken tedavi yapılmadığı için bu hastalar ancak esteoporotik kırıkları olduğunda tanı alabilmekte ve tedavi ile iyileşme de güçleşmektedir. Çünkü osteoporoz, bir kırık oluncaya kadar sessiz bir hastalıktır ve başlangıçtaki bir kırığın yeni bir kırık için önemli bir risk faktörü olduğu gösterilmiştir. Bu yüzden 65 yaş üstü bütün kadınlar, 70 yaş üstü bütün erkekler, kırık için risk faktörü taşıyan bireylerde ise daha erken yaşlarda tanı ve osteoporoz derecesini belirlemek için kemik mineral yoğunluğu ölçümü ( dxa) yapılmalıdır.

Ayrıca düzenli boy ölçümleri yapılmalı ve yılda iki cm. den fazla boy kısaltması olan yada toplamda 20 yaşındaki boyundan dört cm. kadar boy kısaltması olan kişiler osteoporoz açısından değerlendirilmelidir.

Osteoporoz açısından; ileri yaş, kadın cinsiyet, ailede osteoporoz öyküsü olması, daha önce kırık geçirmiş olarak, geç menarş, erken menopoz, adetlerini düzensiz olması, uzun süreli kortizon tedavisi almak, romatoid artrit gibi bazı romatizmal hastalıklara sahip olmak, mide bağırsak hastalıkları ve bazı endokrin hastalıklar değiştirilemeyen risk faktörlerdir. Alkol, sigara, düşük beden kitle indeksi, kötü beslenme, D vitamini eksikliği, günlük ihtiyacı karşılayacak kadar kalsiyum alınmaması, yetersiz egzersiz, sık düşme değiştirilebilen risk faktörleridir. Postmenopozal kadınlar ile 71 yaş ve üzeri erkeklerin 1200 mg/gün kalsiyum alması önerilir.

Kemik sağlığı için neler yapılmalı?

  • Yaşa ve cinsiyete göre yaşam boyu yeterli kalsiyum alımı
  • Vitamin D yeterliliğini önlenmesi
  • Sigara içiminin önlenmesi
  • Alkol alımının kısıtlanması
  • Düzenli ağırlık taşıyıcı egzersizlerin yapılması
  • Düşmelere karşı önleyici tedbirlerin alınması
  • Kalça koruyucuların kullanımının önerilmesi
  • Kafein düzeyi 200mg/ gün olmalı
  • Dengeli beslenme

Egzersiz; doruk kemik kütlesinin sağlanması ve korunması, kondisyon, fleksibilite ve güç artışı sağlanarak düşmelerin engellenmesi ve kırıkların önlenmesi açısından önemlidir. Sırt ekstansör egzersizleri, yürüyüş, jogging, ağırlık egzersizleri, aerobik, tenis, plates, Orijinal Yoga gibi egzersizler önerilir.

Egzersizlerden herhangi birinin haftada 3- 4 gün 30 – 60 dakika süre ile yapılması önerilmektedir.

Orijinal Yoga Sistemi’nidüzenli uygulayan insan,bedenini bütün hastalıklardan koruyabilir ve mutlu bir yaşlılık geçirebilir.

Herkesin sağlığına kavuşması dileğimle ...

YORUM EKLE