NBŞ Hakkında merak edilenler

Nişasta Bazlı Şekerin Üstünlükleri

  • NBŞ sakarozdan daha ucuzdur (YFMŞ’nun libresi 32 sent iken sakarozun 52 sentdir).
  • Fruktoz içeriği yüksek olan YFMŞ sakkarozdan daha tatlıdır.
  • NBŞ sakkarozdan daha iyi çözünebilmektedir.
  • Sakkaroza göre stabilitesi daha yüksek ve belli şartlarda kristalizasyonu daha düşüktür.
  • NBŞ sıvı formdadır bu da taşınmasını ve kullanılmasını daha kolay kılmaktadır.
  • NBŞ asidik karakterli olduğu için koruyucu etkiye sahiptir. Dolayısıyla kullanıldığı formülasyonlarda diğer prezervatiflerin kullanım oranlarını düşürebilmektedir.
  • YFMŞ, tadı maskelemeden tatlandırma özelligine sahip olduğu için aromalı gıdalarda yaygın bir şekilde kullanılmaktadır
  • Ürününlerin lezzet ve tüketim kalitesini artırmaktadır (Nigar 2005; Parker et al., 2010).

Nbş'in Olumsuz Yönleri :

  • NBŞ, özellikle fruktoz içeriği fazla olan şuruplar daha az insülin salgılanmasına neden olduğu için doyma hissini etkilemektedir.
  • Ayrıca insülin salgısının düşük olması şekerin kanda uzun süre yüksek miktarlarda kalmasına neden olmaktadır.
  • Früktoz fazlası hızla trigliseride çevrilmekte ve yağ dokusunda depolanmaktadır. Bu da şişmanlık ve beraberinde birçok olumsuzluğa neden olmaktadır.
  • NBŞ’da depolama şartlarının uygun olmaması durumunda önemli derecede hidroksimetilfurfural oluşabilmektedir.
  • NBŞ’nun genetiği değiştirilmiş mısırdan üretilmesi, genetiği değiştirilmiş ürünlerden duyulan endişeleri bu ürüne de taşımaktadır.
  • Ürününlerin lezzet ve tüketim kalitesini artırdığı için aşırı gıda tüketimi ve buna bağlı sağlık risklerini ortaya çıkarmaktadır.
  • Fiyatının sakaroza göre ucuz olması piyasada haksız rekabete yol açmaktadır.

NBŞ Früktoz Miktarı Yüksek, Şişmanlatıyor

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şükrü Hatun, mısırdan üretilen nişasta bazlı şekerin diğer şekerlere oranla şişmanlığı artırdığını ve karaciğerde yağlanmaya neden olduğunu belirtti.

“Mısır bazlı şekerin en önemli özelliği sıvı ve ucuz olması. Kristalize olmuyor. Bu yüzden içecek sektörü ve besin sektöründe daha çok kullanıyor. Fruktoz miktarı diğer şekerlere göre daha yüksek. En önemli sorun diğer şekerlerden farklı olarak karaciğere girerken insülin hormonuna ihtiyaç duymuyor ve karaciğere daha fazla giriyor.

"Yani hem şişmanlığa neden oluyor hem de karaciğerde yağlanmaya. Özellikle Amerika’daki obezitenin (şişmanlık) fruktozdan kaynaklı olduğunu iddia ediyorlar. Orada çok ciddi bir fruktoz karşıtı hareket var. Kansere etki etmesi konusunda da tartışmalar var ancak bu konuda kanıtlar henüz zayıf. Tabii şunu da asla unutmamak lazım, fruktoz dışındaki diğer şekerler de masum değil ve şişmanlığa neden oluyor. Hükümetin nişasta bazlı şeker üretimi kotasını arttırmasında tabii ki besin endüstrisinin baskısı etkili oldu. Çünkü çok ucuz bir şeker." (NV)

NBŞ Kotası Abd’li Şirketlerin Tekelinde :

Türkiye’de nişasta bazlı şekerlere tanınan yüzde 10 kotanın yüzde 82’si ABD’nin küresel şirketi Cargill ve Amylum tarafından kullanılıyor.

Nbş Yeme Davranışını Bozuyor :

Beyindeki tokluk duygusunu algılayacak glukoz sensörleri bulunmaktadır. Früktoz için söz konusu olmayan bu durum yeme davranışını bozabilmektedir.

NBŞ Sigaradan Farkı Yok!

Tarihi raporda nişasta bazlı şekerlerin zararları saymakla bitirilemedi. Nişasta bazlı şekerlerin içinde bulunan fruktozun insan metabolizmasında anarşiye neden olduğu, sindirilmeden kana karıştığı için karaciğerde yağlanmaya neden olduğu, insülin salgılatmadığı için tokluk hissi hormonunu uyarmadığı ve aşırı yemeye neden olduğuna dikkat çekilen raporda, NBŞ ürünlerinde tüketilen yüksek fruktozun obeziteye kapı araladığına vurgu yapıldı.

NBŞ İle İlgili Bilimsel Kanıtlar Artıyor:

Kolan ve meme kanserleri başta olmak üzere çeşitli kanser türlerinin de obeziteyle bağlantılı olduğu ve fruktozun gut hastalığı riskini de artırdığına dikkat çekilen tarihi raporda, fruktoz metabolizmasının farklı olması nedeni ile insülin direnci, obezite ve şeker hastalığına yol açacağı yönündeki bilimsel kanıtlar arttığı özellikle vurgulandı.

NBŞ’de Cıva Tehlikesi!

Nişasta bazlı şekerlerdeki en büyük tehlikelerden birisinin de cıva konusu olduğunu belirten Bilim Kurulu, bu konudaki yayınlara dikkat çekerek, NBŞ ürünlerinin üretim aşamasında olası cıva ve karbonil bileşiklerinin izlenimi ve denetiminin artırılmasını istedi.

NBŞ Sindirilmeden Kana Karışıyor :

NBŞ de yer alan früktoz ve glukoz monomer halindedir (glikoz ve fruktoz bağları serbesttir) bu nedenle çok hızlı bir şekilde kana geçer. Halbuki sukrozdaki (çay şekerinde) glukoz ve früktoz disakkarit yani bağlıdır. Emilmek üzere monomer haline geçebilmesi için sindirime uğraması gerekir.

Metobolizmada Anarşiye Neden Oluyor :

NBŞ kullanılan ürünlerinde yüksek fruktoz vardır. Halbuki sağlıklı beslenme önerilerinde günlük enerjinin yüzde 45-60 oranında karbonhidrat içeriği ve bunun da yüzde 15-20’sinin früktozdan gelmesi yer almaktadır. NBŞ ürünlerle aşırı miktarda früktoz alınmakta bu durumda metabolizmada anarşiye yol açmaktadır.

Yağlanmaya Neden Oluyor :

Fruktozun glikozdan karaciğer içindeki metabolizması farklıdır. Fruktoz katabolizması glikozdan hızlıdır. Hızla glikolize olur, yağ asitine çevrilir.

NBŞ Aşırı Yemeye Neden Oluyor :

İnsülin salgılanması ve tokluk duygusu veren hormonlar üzerindeki etkileri yönünden bir farklılık vardır. Fruktoz insülin salgılatmaz. Oysa glikoz metabolizmasında insülin salgılanır. İnsülin tokluk hormonu leptini uyarır, açlık hormonu grelin ise azalır. Aşırı yeme olmaz.

Gut Hastalığı Riskini Artırıyor :

Fruktoz glikozdan farklı olarak ürik asit artışına neden olur ve gut nefriti riski artar.Çeşitli kanser türleri (kolon kanserleri, kadınlarda meme kanserleri gibi) obezite artışı nedeni ile artmaktadır.

Bakalım Uzmanlarımız NBŞ Hakkında Ne Diyor:

Kenan Demirkol (Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr.): Fruktoz şişmanlığa, şişmanlık da başta kalp damar hastalığından kaynaklı inmeye ve birçok kronik hastalığa yol açıyor. Türkiye’de denetim yok. Piyasada kayıt dışı fruktoz var. Etiketlerde fruktoz oranları belirtilmiyor.

Dr. Yavuz Dizdar (İstanbul Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü):

Nişasta bazlı şeker insan metabolizmasıyla uyumlu değil. Mısır şurubu elde edilen mısırın da GDO’lu mısır olma olasılığı yüksektir. Mısır şurubundan elde edilen yüksek fruktoz içerikli şeker, iç organlarda ve karın içinde yağlanmanın en önemli nedenlerinden birisidir. Yağlanma sonucu oluşan metabolik sendromla siroz, karaciğer kanseri, karaciğer rezeksiyonu (karaciğerin bir kısmının ameliyatla alınması) ve transplantasyonu gereken hasta sayısı da artmaktadır. Alkolik olmayan insanlarda da karaciğer yağlanması sık görülür oldu. Bu yağlanmayla diyabet ve kanser gelişmesi olasılığı artmakta.

NBŞ’nin zararları Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu tarafından belgelenmiş durumda. Sağlık Bakanlığı, kamuoyunda ciddi tartışma konusu olan nişasta bazlı şekerlerle ilgili Bilim Kurulu’nu 8 yıl sonra yeniden topladı. Her biri alanında uzman 12 bilim adamından oluşan Bilim Kurulu, nişasta bazlı şekerlerin insan vücuduna olan etkilerini bilimsel araştırmalar ışığında yeniden değerlendirdi. Dünyadaki gelişmeleri de inceleyen Bilim Kurulu, nişasta bazlı şekerlerin zararları ile ilgili çarpıcı sonuçlara ulaştı.

Nişasta bazlı şekerlerin insan vücuduna olumsuz etkilerine yönelik kararlar, Bilim Kurulu’ndaki 12 bilim adamının oy birliği ile alındı. Nişasta bazlı şekerin zararları saymakla bitirilemezken, Bilim Kurulu neslin korunması için gerekli önlemlerin alınmasını istedi.

Bu şekeri üreten kimler var önce ona bakalım :

Nişasta bazlı şeker üreten beş şirket var:

Cargill (ABD), Amylum (İngiliz Tate & Lyle PLC ve ABD'li ADM), PNS Pendik Nişasta (Cargill – Ülker ortaklığı), Tat Nişasta ve Sunar Mısır Entegre.

Bu Şekeri Üretimini Yasaklayanlar Kimler Var Ona Da Bakalım:

Kronik hastalıkları salgına dönüştüren nişasta bazlı şeker/mısır şurubu Fransa, Hollanda, Avusturya, İrlanda, İsveç, Yunanistan, Portekiz, Slovenya, Danimarka ve İngiltere'de yasak.

ABD Gıda ve İlaç İdaresi, 2008'de obeziteyi (itibarıyla kanseri) tetiklediğini belirterek yüzde 10'luk kotayı yüzde 8'e düşürdü.

ABD’ De GDO’lu Ürünlerin Etiketlenmesine Dair Gelişmeler

29 Temmuz 2016 tarihinde, 1946 yılında çıkarılmış bulunan Tarım Ürünleri Pazarlama Kanunu’nda değişiklik yapan kanun Obama tarafından imzalanmış, değişiklik ile GDO içeren ürünlerin etiketlerinde GDO beyanının bulunması, federal bazda zorunlu kılınmıştır. Buna göre bu kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren en geç iki yıl içinde Tarım Bakanlığı’nın “Genetiği Değiştirilmiş Bileşen İçeren Gıdaların Beyanı İçin Zorunlu Standart” hazırlaması hükme bağlanmıştır. 2018 Temmuz itibariyle standardın Bakanlıkça hazır hâle getirilmesi beklenmektedir.

Doğal Olmayan Şeker Ömrü Kısaltıyor

Kamuoyunda NBŞ olarak bilinen nişasta bazlı şekerler (glukoz fruktoz vb.) son dö- nemlerde bilinçsiz olarak yaygınlaşmaya başladı. Bu da tartışmaları beraberinde getirdi. Günümüzde satışa sunulan hemen her tatlı yiyecek ve içeceğin içinde tatlandırıcı olarak normal şeker yerine mısır şurubu kullanılıyor. Utah Üniversitesi, doğal şeker olan pancar yerine mısırdan elde edilen nişasta bazlı şeker kullanılmasının (NBŞ) yaşam süresini kısalttığını tespit etti. Aynı araştırmada NBŞ’nin kısırlığı artırdığı da görüldü. Dişi fareler üzerinde yapılan denemelere göre, mısır şurupları ile beslenen farelerin sofra şekeri (sakaroz) ile beslenen farelere göre yaşam sürelerinin 1,87 kat kısaldığı ve üretkenliklerinin azaldığı belirlendi.

Türkiye’de Artan Diyabet Sıklığının Nedeni Fruktozlu Mısır Şurubu Mu?

Fruktozlu mısır şurubu kullanılan ülkelerde diyabet sıklığı yüzde 20 daha yüksek. Global Public Health dergisinde yeni yayımlanan bir çalışmaya göre, dünya genelinde yüksek fruktozlu mısır şurubu (YFMŞ) kullanılmasının tip 2 diyabet epidemisinde önemli bir risk faktörü olduğu açıklandı. Buna göre, gıda üretiminde YFMŞ kullanan ülkelerde kullanmayan ülkelere göre yüzde 20 daha yüksek diyabet sıklı- ğı mevcut. Çalışmada ayrıca toplam şeker tüketimi ve obezite düzeyinden bağımsız olarak YFMŞ’nin ‘diyabet sıklığının anlamlı olarak artırdığı’ saptandı. “Yüksek Fruktozlu Mısır Şurubu ve Diyabet Sıklığı: Global Bir Perspektif” isimli çalışma kendi alanında bir ilk olmanın ötesinde dünya genelinde ciddiyeti giderek artan önemli bir sorunu gözler önüne serdi. Güney Kaliforniya ve Oxford Üniversitesi araştırmacıları tarafından yapılan çok merkezli bu çalışmada, dünya genelinde YFMŞ kullanılmasının tip 2 diyabet epidemisinde önemli bir risk faktörü olduğu konusunda önemli verilere ulaşıldı.

Ülkemizdeki NBŞ Nişasta bazlı şeker hakkındaki gerçeklere bakalım:

Resmi rakamlara göre, Türkiye'de 265 bin ton mısır şurubu üretimi yapılıyordu. Geçen yıl nişasta bazlı şeker kotası 312 bin 500 tona çıkarıldı. Kısacası ülkemizde yüzde 10 olan kotayı yüzde 15'e çıkarıldı.

Oysa. Bu rakam…

Almanya'da 56 bin ton…

İspanya'da 53 bin ton…

İtalya'da 32 bin ton…

Avrupa'da kişi başına nişasta bazlı şeker tüketimi 1-1.5 kilo… Ülkemizde ise 6 kilo civarında!

Bunu nereden biliyoruz:

2006 yılında 30 bin 506 kilo olan mısır ithali, 2015 yılında 1.7 milyon tona yükseldi

İthal eden şirketler kim? Başta Cargill olmak üzere nişasta bazlı şeker üretenler!

Nişasta bazlı şeker üreten şirketler arasında A kotası üretim kapasitelerine göre, başı tabii ki Cargill çekiyor. İkinci sırada Amylum var. Üçüncü sırada yine Cargill ortaklığı olan PNS bulunuyor.

Sadece nişasta bazlı şeker mi?

Ya yüksek yoğunluklu tatlandırıcılar?

2001 yılında 23 bin 647 ton olan (büyük çoğunluğu aspartam) yüksek yoğunluklu tatlandırıcı ithalatı…

2015 yılında 350 bin tona ulaştı!

Bunun yüzde 70'ini Çin'den alıyoruz! (Ne kadar sağlıklı bir düşünmek gerek !)

Sürekli bizi düşünen Orta doğuyu başımıza bela eden PYD ve PKK ya kol kanat geren ABD, nişasta bazlı şekere pazarı açmak için bize diyor ki …

“Sizin şeker pancarının maliyeti pahalı. Biz nişasta bazlı şekere kol-kanat gereceğiz!”

Bu sebeple…

1998 yılında 500 bin 951 hektar olan şeker pancarı dikim alanı,

2015 yılında 272 bin 990 hektara düştü.

1998 yılında 22 milyon ton olan şeker pancarı üretimi,

2015 yılında 15.8 milyon tona geriledi.

Çiftçi sayısı, 450 binden, 120 bine düştü.

Nasıl düşmesin?

Ülkemize 2015 yılında yaklaşık 170 bin ton şeker ithal ettik. Yetmedi… 2016 yılında da gene şeker ithal ettik. Ayrıca…

8 Nisan 2016 tarihinde sıfır gümrük tarifesi kararı alındı! Bunun anlamı açıktı : Pancar üreticilerini zarar ettirerek üretimi bırakmalarını zorlamaya devam etmek!

özel sektör fabrikaları ile pazarlama şirketleri stoklarında tüketime hazır 498 bin 858 tonşeker vardı. Yani…

YORUM EKLE