Dönelim Artık Bu ‘TUS’ Yanlışlığından!

Yeni TEOG sisteminin bir veli tarafından önerildiğini ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürürlüğe girdiğini bilerek yazımı kaleme alıyorum...

“Ezberleyin, durmadan onu da bunu da hatta şunu da EZBERLEYİN, bu tabloyu sınavda ben sormam ama TUS’ta çıkıyor o yüzden ezberleyin, evet arkadaşlar tusa her yıl şu kadar kişi giriyor, kadrolar şu kadar kişi alıyor(bu sayılar her yıl yenileniyor tabiki) bu kişiler içine girmek için çok çalışmanız gerekecek, az uyuyacaksınız, az gezeceksiniz çok çalışıp ezberleyeceksiniz.”

Bunları bize söyleyen tabiki çok değerli hocalarımız. Aslında bu söylenenler, onların kendi fikirleri değil, sistemin getirdiği gereklilikler. Bu vatanın evladı tabiki çok çalışacak, gerekirse az uyuyacak çünkü bilecek ki fedakarlık olmadan bu ülke arzu edilen yerlere gelemez ancak ezberlemek için değil de üretmek için çalışılması gerektiğini hiç duymamış olacak ki ezbere ayırdığı vaktin yüzde birini üretmeye ayırmamış, bu da bizleri üretmek yerine tüketmenin etkisi altında yaşamaya alıştırmış... Peki bugüne kadar ezberlemek için çalıştığımız kadar, üretmek için çalışmış olsaydık ne mi olurdu? Hayallerimizle dolduralım bu kısmı...

Şimdi açımızı biraz değiştirelim. Bu ülkenin içinde onlarca senedir iyi huylu gibi gözüküp sonra dehşet verici kötü bir tümör olduğunu tespit ettiğimiz hainlerin, bu onlarca senede getirdikleri sistemleri düşünürken sınav sistemlerini hiçgözden geçirdik mi? Bu sistemleri ülkeye faydalı olmak için getirmediler elbette…

Öyleyse bunların ülkenin ortasına sapladıkları hançeri çıkarırken, getirdikleri sistemleri de aynı şekilde çıkarmamız gerekmez mi? Çıkarımıza olmayan sınav sistemleriyle bu hançer hala kalbimize saplı durmaktadır ki bu duruma çözüm de gayet açıktır; Nasıl ki ithal İha’lar, milli İha’lar gelene kadar bir fayda getirmedi, sınav sistemlerinin de millisi gelene kadar beklenen fayda görülmeyecektir. Yani yapılması gereken; Milli Sınav Sistemleri.

Tekrar konumuza dönecek olursak, yalnızca iyi ezber yapanın öne çıktığı, ezberi çok iyi olan için başarının kaçınılmaz olduğu, muhakemeye fırsat vermeyen, fikire ise hiç ihtiyaç duymayan bir sınavdan bahsediyoruz ki ‘fikir’ kavramından yazının ilerleyen bölümlerinde daha çok bahsedeceğim.

TUS sınavında aranan en önemli nitelik; ‘Bilgileri depolamak’. Peki son 15-20 yıl içinde bu bilgileri sorgulamadan depolama işini kimlere verdik? Çıkartılabilir disklere, hafıza kartlarına vs... Günümüzde peki? Tabiki bunu bir adım daha ileri taşıdık ve yapay zekaları görevlendirdik. Yapay zeka, “bir bilgisayarın veya bilgisayar kontrolündeki bir robotun çeşitli faaliyetleri zeki canlılara benzer şekilde yerine getirme kabiliyeti” olarak tanımlanır. Bu tamda TUS sınavında tüm soruları cevaplayacak sistem!

TUS sınavında ısrarcı, bunun gerçekten bir başarı ölçütü olduğunu düşünen yöneticiler, birkaç yapay zeka yaptırıp sınava sokmayı denemeliler (!) Hem tam puan aldığını gösterip reklam yaparlar hem de bu yapay zekaları hastanelerde kolaylıkla çalıştırabilirler. Ayrıca bu teknolojiye ayıracakları bütçe bir doktorun ömür boyu alacağı ücretin belki onda birine karşılık gelecektir. Yani tıp mezunu olmanın TUS başarısından ibaret olduğunu düşünenler kâra geçecektir.

Şimdi bazılarınızın, ‘yapay zeka bu saydıklarını yapana kadar’ dediğini duyar gibiyim ancak yapay zeka konusunda biraz araştırma yapmanın neticesinde dünyanın birçok yerinde yapay zekanın hasta öyküsü dahi aldığına şahit olacaksınız..

Bunlar(yapay zeka) için bize TUS sınavında yüklenmeye çalışılan ezberler, çerez sayılırken binlerce hasta raporunu saniyeler içerisinde tarayıp sözlü ifadeye döktüğü de aşikârdır.

Sonuç olarak artık varolan bilgiyi saklamak, insana bakan tarafıyla ezberlemek, bunu söze dökmek, insanın işi olmaktan çıkmışken bir tıp öğrencisinin işi olmamalıdır. Bilgi depolamak artık tamamen teknolojinin işidir ki bunu kabul edip buna entegre olan sistemler işlevsellik bakımından çok olumlu sonuçlar vermiştir. O zaman kabullenip buna uygun sistemlere biran önce adapte olmak gerekir.

‘Peki ya doktorluk ne olacak?’ Diyorsunuz haklı olarak

İnsanı hayvandan ayıran neydi? Düşünme, düşünüp hayal kurma, fikir üretme! Önce buna sahip çıkmalıyız!

Yapay zeka, yüklenmiş bilgileri kullanabilir hatta bunları geliştirebilir ki bu da son teknolojiyle yapılan incelemeler sonucunda ortaya çıkan bir durumdur. Ancak bu teknoloji, insanların hayal ürünüyken son zamanlarda insanlar, bu teknolojinin hayal ürünüymüş gibi bir hisse kapıldı. Bu histen acilen çıkmamız gerektiği de yadsınamaz bir gerçektir.

O halde, daha çok sahiplenip kullanacağımız hatta geliştireceğimiz yeti ‘hayal kurup fikir üretmek’ olmalıdır.

Sondan başlayıp tekrar başa dönecek olursak; yapay zekanın yetilerinin küçük bir kısmı için TUS sınavında birbirimizi mi ölçmek ? Yani bu, şuna benziyor; Amerika zaten keşfedilmişken bunun keşfedilmiş bir parçasını tekrar keşfetmek için birbiriyle yarışan kişiler ve işin garip tarafı yarışan bu kişiler, Amerika’nın keşfedildiğinden haberdar ! Ne kadar saçma değil mi? Kişiyi ne kadar demoralize eden bir durum..

O zaman önce bu saçmalıktan kurtulacağız, tıp öğrencileri için TUS sınav sistemi gibi fikir üretmekten uzak, ardı gözükmeyen buz dağının kalkması ve üniversiteler için TUS başarı ölçütünün değil de yapılan buluşların alınan patentlerin başarı ölçütü olması, sistemi tamamen değiştirip gerçekten çevresindeki olayların üstünde düşünen, sorgulayan, problemlere çözüm arayan, bu çözümleri ticarileştiren ve dolayısıyla üreten bir tıp öğrencisi kitlesini doğurmuş olacaktır ki bu da dünyanın hayalinde olan öğrenci profilinin ülkemizde oluşması demektir. Bu vesileyle ülkemiz sağlık alanında yeni buluşların merkezi haline gelecektir.

Tabiki yine sınırlı uzmanlık kadrosu için bir seçme sistemi olacak ancak yazımda ele aldığım sisteme entegre bir sistem olmalı, onu da aldığım geri bildirimlere göre yeni bir yazıyla paylaşma düşüncesindeyim.

Saygılarımla..

YORUM EKLE
YORUMLAR
Tuğba bayın
Tuğba bayın - 2 hafta Önce

Çok açıklayıcı ve çok dogru bir noktaya değinen bir yazı olmuş. Bu yazı belki de ülkemizdeki sınav sistemi bozukluğunun onda birini anlatıyor ve artık birilerinin bu sisteme DUR demesi gerekli... her öğrencinin devletin,milletin ve aile bireylerinin gözünde yarış atı pozisyonundan ayrılıp kendi düşünceleri kendi buluşları ve kendi ilgi alanları doğrultusunda ilerlemesine olanak verilmeli ve araştırmacı yenilikçi bireylerin önü açılmalı...araştırmacı bireylerin önü açılmalı ki dünya TÜRK milletine bakarken yeni nesil çok güçlü geliyor işimiz çok zor diyebilmeli . Herşeyden önemlisi araştırmacı bireylerin önü açılmalı ki önce TÜRKİYE sonra da Türk milleti hem saglık hemde milli kalkınma açısından kazansın türkiyenin kendi fikirleri olan araştırmacı girişimci ve geliştirici bireylere ihtiyacı var... çok yerinde bir yazı olmuş tebrik ediyor ve destekliyorum

Tuğba bayın
Tuğba bayın - 2 hafta Önce

Çok açıklayıcı ve çok dogru bir noktaya değinen bir yazı olmuş. Bu yazı belki de ülkemizdeki sınav sistemi bozukluğunun onda birini anlatıyor ve artık birilerinin bu sisteme DUR demesi gerekli... her öğrencinin devletin,milletin ve aile bireylerinin gözünde yarış atı pozisyonundan ayrılıp kendi düşünceleri kendi buluşları ve kendi ilgi alanları doğrultusunda ilerlemesine olanak verilmeli ve araştırmacı yenilikçi bireylerin önü açılmalı...araştırmacı bireylerin önü açılmalı ki dünya TÜRK milletine bakarken yeni nesil çok güçlü geliyor işimiz çok zor diyebilmeli . Herşeyden önemlisi araştırmacı bireylerin önü açılmalı ki önce TÜRKİYE sonra da Türk milleti hem saglık hemde milli kalkınma açısından kazansın türkiyenin kendi fikirleri olan araştırmacı girişimci ve geliştirici bireylere ihtiyacı var... çok yerinde bir yazı olmuş tebrik ediyor ve destekliyorum