Kan uyuşmazlığı nedir? Akraba evliliklerinde kan uyuşmazlığı görülür mü?

Ülkemizde akraba evlilikleri günümüzde de halen uygulanan ve oldukça acı sonuçlar doğurabilen bir durum. Kimilerine göre toplumun kanayan yaralarından biri, kimine göre ise tamamen tercih meselesi. Çok eskiden insanlar miraslar bölünmesin, kız evinden çıkan gelin yabancı ailelere gitmesin diye insanlar çocuklarını kendi akraba çocukları ile evlendirirdi. Bu akrabalara yakın akraba olarak nitelendirilen amca çocukları, teyze çocukları, dayı ve hala çocukları da dahildi.

Kan bağının olduğu akraba çocukları birbirleri ile evlendirilirdi ve bunların tıbbi olarak yan etkilerini, bu evliliklerden dünyaya gelen çocuklar üzerinde görürdük. Sakat bebekler, genetik başka hastalıklara sahip bireyler, akrabalıktan kaynaklanan birtakım tıbbi reaksiyonlar gibi. Günümüzde bu alışkanlık bazı kültürlerde hala devam etse de insanlar en azından eskiye kıyasla daha bilinçli. Akraba evliliği yapma hazırlığında olan bireyler artık çeşitli testleri, tahlilleri, tıbbi gereklilikleri evlenmeden önce yaptırıp işlerini sağlama almaya çalışıyorlar diyebiliriz. Bu yazı da ise en çok merak edilen sorulardan birine değineceğiz, akraba evliliklerinde kan uyuşmazlığı görülür mü?

Kan Uyuşmazlığı Nedir?

Kan uyuşmazlığı, erkeğin pozitif yani + kadının ise negatif yani – kan grubuna sahip olması halinde ortaya çıkan bir durumdur. Öncelikle kan uyuşmazlığının resmi nikâh gerçekleşmeden önce yapılması zorunlu olan sağlık kontrollerinde ortaya çıktığını söyleyelim. Kan uyuşmazlığının yaşanması durumunda hamile olan annenin karnındaki bebek negatif kan grubuna sahip olursa herhangi bir problem olmaz ancak bebeğin pozitif kan grubuna sahip olması halinde anne ile bebek arasında bir kan uyuşmazlığı meydana gelir. Böyle bir durumda bebek ve anne için hayati tehlike oluşması mümkündür.

RH uyumsuzluğu halinde bebeğin kan grubu pozitif ise hamilelik ya da doğum sırasında bebeğin kanı ile annenin kanı temas eder ve bunun sonucunda bebeğin kanındaki kırmızı kan hücreleri yani eritrositler annenin kanına geçer. Bu kırmızı kan hücreleri üstünde bebeğe ait olan rh antijenleri vardır ve anne bunlara anti rh antikoru üretip de cevap vermiş olur.

Annenin ilk bebeğinde böyle bir durumun sıkıntısı görülmeyebilir çünkü bebeğe annesinden geçecek olan antikorlar bebekte bağışıklık yapabilir. Fakat annenin ikinci bebeğinde işler böyle olmayabilir. Antikorlar bebekte kansızlık hastalığına sebep olabilir. Kan uyuşmazlığı durumunda bebek bundan etkilenmiş ise bebeğin annesinden geçmiş olan anti rh antikorları bebekteki kan hücrelerinin çökelmesine ve parçalanmasına sebep olur. Bunun sonucunda da görülen kansızlığa bağlı olarak ultrason cihazında bebekte hidrops fetalis denen bir durumun varlığı tespit edilir. Bebekte görülen kansızlık yani anemi neticesinde kalp yetmezliği ve vücudunun boşluklarında birikmiş olan sıvı hidropsun nedeni olacaktır.

Görülen hastalığın şiddeti ve yok edilmiş olan kan hücreleri miktarlarına bağlı olmak üzere bebeğin henüz doğmadan, anne karnında ölmesi durumu bile yaşanabilir. Bebek ile anne arasında A, B ve 0 (sıfır) gruplarına bağlı olan uyuşmazlık yaşanması da muhtemeldir. Tüm hamileliklerin yaklaşık yüzde15-20’sinde görülebilir. Bu uyuşmazlığın yaşanması teorik olarak mümkün olmakla beraber pratikte fazla önemli değildir. Sebebi ise etkilenme çok az olacaktır. Bu yüzden pratik uygulamalarda AB0 uyuşmazlık durumları araştırılmaz, hatta bunu önlemek adına da bir ilaç yapılmaz.

Akraba Evliliğinde Kan Uyuşmazlığı Görülür Mü?

Bu soruya kesin olarak evet ya da hayır demek mümkün değildir çünkü kan uyuşmazlığı akraba olmayan kişilerde görülebildiği gibi akraba olanlarda da görülebilir. Yani akraba evliliğinde de görülme ihtimali, akraba olmayan evliliklerde görülme ihtimali kadardır. Akraba evliliğini sakıncalı yapan durum anne ve babada bulunan hastalıkların, genetik bozuklukların çocuğa geçmesi ihtimalinin daha yüksek olmasıdır.

Yorumlar (0)
Yorum yap